Nükleer Enerji

    Sanayi devrimiyle birlikte gerek endüstri gerekse günlük yaşamda dünyamızda ortaya çıkan enerji kaynakları gereksinimi insanoğlunu yeni enerji kaynakları keşfetmeye itmiştir. Şuan kullanılan petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynakları yenilenebilir enerji kaynakları olmadığı için devamlılık garantisi yoktur ve ülkeler bir kaos veya enerji kıtlığı sonucunda 3. Dünya Savaşına gerek kalmadan bilime başvurarak enerji gereksinimlerini daha kalıcı alternatiflerle çözmeye çalışmışlardır. Bilim insanlarının özellikle Almanya  ve Amerika bilim adamları  başta olmak üzere Atom Enerjisinin silah gücü olarak  kullanılması için Uranyum ile yaptıkları çalışmalar sonucunda ortaya çıkan büyük enerji ile birlikte radyoaktivitenin enerji üretiminde de kullanılabileceği anlaşılmış ve nükleer reaktörlerin çağı başlamıştır.                                                                         

  • Akıl almaz keşif 'Atom’

    Nükleer enerjinin kullanılabilmesi öncelikle Fransız fizikçi Henry Bequerel tarafından keşfedilen radyoaktivite ve Atom enerjisi ile mümkün olabilmiştir. Uranyumun fotoğraf plakalarına yakın durması ve karanlıkta parlayan radyoaktif ışınların yansıması sonucu keşfedilmiştir. Atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Genellikle kütle enerji denklemi  tepkimenin nasıl oluştuğunu açıklayamaz çünkü tepkimeyi doğrudan nükleer kuvvetler yapar ve nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve kullanılmak istenen enerji tipine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır. Nükleer santrallerde kullanılmak için zenginleştirilmiş Uranyum ve Atom enerjisini elde etmek için kararlı hale geçen atomik yapı hafif atomlara parçalanır. Zincirleme tepkime sonucu fisyona uğrayan atomun çıkardığı ölümcül derecede yüksek enerjiyi kontrol edebilmek için nükleer santrallerde bu fazla sayıda nötronları tutan üniteler bulunur. Tepkime sonucu oluşan fisyon  su buharının çok yüksek sıcaklıklara ulaşması için kullanılır, yüksek sıcaklıktaki bu buhar elektrik jeneratörüne bağlanmış tribüne aktarılır, tribünün kanatçıklarına çarpan yüksek sıcaklıktaki buhar bilinen şekilde tribün şaftının döndürür ve jeneratörün elektrik enerjisi üretmesini sağlamış olur. Üretilen elektrik enerjisi iletken teller vasıtasıyla ulaşacağı yere aktarılmış olur. Tribünden çıkan basınç ve sıcaklığı düşmüş buhar yoğunlaştırıcıya (kondense) gider ve tekrar kullanılmak üzere suya dönüştürülerek tekrar fisyon enerjisi ile ısıtılarak kullanılmak üzere su buharı haline gelir ve bu döngü böyle devam ederek elektrik enerjisi üretilmeye devam edilir. Nükleer reaktörler çelik bir tabaka ve en dışta beton bir kılıfla korunarak olası bir tehlike anında doğaya radyasyon salınım  önüne geçmesi hedeflenir aynı şekilde tesis suyun yakınına konumlandırılarak hem reaktörü soğutmak hem de fisyon enerjisiyle buhar oluşturabilmek için yakındaki su kaynağından veya nehirden faydalanılır. 

  • Nükleer Reaksiyona Ait 3 Aşama ve Tepkimeler

    1)- Füzyon: Hafif radyoaktif maddelerin birleşerek daha ağır atomları meydana getirmesine verilen addır. Güneş patlamaları bu tepkimeye örnek olarak gösterilebilir.                      

    2)- Fisyon: Ağır radyoaktiflerin dışardan nötron bombardımanına tutularak zincirleme tepkimelerle küçük atomlara parçalanmasına verilen terimdir, nükleer aktiviteler,atom bombası ve nükleer santrallerde kullanılan reaksiyon  bu tepkimeye  en güzel örnektir.

    3)- Yarılanma: Çekirdeğin parçalanarak daha kararlı hale gelmesi doğal (yavaş) fisyon ( çekirdek parçalanması) olarak da tanımlanabilir.

    Dünya üzerinde 400 den fazla nükleer santral bulunmaktadır. Dünyamızın %15 oranında elektriği nükleer santrallerden sağlanmaktadır. Örnek vermemiz gerekirse Fransa in elektrik ihtiyacının %76 sı ve ABD in elektrik ihtiyacının % 25lik kısmı bu nükleer santrallerden karşılanmaktadır. Konumuzun başında da değindiğimiz gibi Atom enerjisini elektrik ve savaş endüstrisinde kullanan devletler bu tesislere her ne kadar çok bütçe ayırmış olsalar da nükleer santrallerin avantajları olduğu kadar kurulacak nükleer tesisin maliyetli olması, yeterli bilgi ve birikime sahip teknik eleman yetiştirilememesi ve atıkların depolanması büyük sorun oluşturmaktadır. Ve nükleer enerjiye olan büyük ilgi ve merak talihsiz kazalar sonucu zarar görmüş ve faciaların boyutları insanları korkuya sevk etmiştir. Bilindiği üzere toprak bir uranyum kaynağıdır buna bağlı olarak beton ve tuğla uranyum barındırdığı için radyasyon ve potas barındırır, radyasyonun etkilerini azaltabilecek en iyi çözüm kurşun zırhıdır.

  • Tarihteki Nükleer Reaktör Kazaları

    Nükleer reaktör kazası olarak geçmişte bilinen dört patlama yaşanmıştır.bunlardan ilk iki tanesi kontrollü olarak kayıpsız atlatılmasına karşın üçüncü patlama olan Çernobil nükleer santralinin arızalanması sonucu oluşan reaktör patlaması faciayla sonuçlanmıştır. Dördüncü ve son reaktör patlaması olan Fukuşima reaktör kazası ise radyasyon salımı oranıyla kıyaslanacak olursa Çernobil reaktör faciasının geçmiştir.

  • Dünyanın Nükleer Fiyaskoları 'Reaktör Kazaları'

    1)- İskoçya'nın Windscale kasabasında 1957 yılında bir nükleer santralde çıkan arızadan kaynaklanan patlama ile az da olsa doğaya radyasyon yayılmıştır. Fakat çıkan kaza sonucu ölüm veya akut radyasyon vakası yaşanmamıştır.                

    2)-1979 ABD Three Mile Island kazası nükleer santralde meydana gelen bir işletim ve ekipman kaybı aynı zamanda operatör hatası sonucu çıkan bu patlamada reaktörün dış katmanında bulunan beton kılıf sayesinde hiç kimse zarar görmemiştir.                                        

    3)- 1986 yılında Ukrayna da Çernobil nükleer reaktörünü mevzuat dışında yapılan deney sonucu ani güç artışı ile arızalanmıştır. Bu reaktör kazasında ortaya çıkan sonuçların bu denli vahim olmasının bir nedeni de reaktörün dış katmanında bulunması gereken beton kılıfın yokluğudur. Başta Rusya halkı olmak üzere Türkiye ve diğer komşuları da radyasyona maruz kalmıştır. 

    4)- Fukuşima Japonya'da 11 mart 2011 tarihinde meydana gelen 9.0  büyüklüğündeki Töhoku depremi nedeniyle oluşan sarsıntıda Honşu Adasındaki nükleer reaktörde arıza meydana gelmesi sonucunda oluşmuştur.

    Dünyada 28.000 MW enerji kapasiteli 35 nükleer santral bulunmaktadır. Bunlardan bazıları;                                                                                                                    

    -HİNDİSTAN (8)      

    -ÇİN (6) 

    - UKRAYNA(4)        

    -JAPONYA (3)                                                                                                    

    -SLOVAK CUMHURİYETİ (2)

    -GÜNEY KORE (2)

    -RUSYA FEDERASYONU (2)                                                                                        

    -TAYVAN (2)

    -İRAN (2)

    -ARJANTİN (1)

    -ÇEK CUMHURİYETİ (1)

    -KUZEY KORE (1)

    -ROMANYA (1)

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Galileo Galilei CV
    BİYOGRAFİ
  • Kemal Sunal CV
    BİYOGRAFİ
  • Mahatma Gandhi CV
    BİYOGRAFİ
  • Mimar Sinan CV
    BİYOGRAFİ
  • Fatih Sultan Mehmet CV
    BİYOGRAFİ
  • Yılmaz Güney CV
    BİYOGRAFİ
  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ
  • Alexander Graham Bell CV
    BİYOGRAFİ
  • Osho CV
    BİYOGRAFİ
  • Napolyon Bonapart CV
    BİYOGRAFİ
  • Jean-Jacques Rousseau CV
    BİYOGRAFİ
  • Barış Manço CV
    BİYOGRAFİ
  • Nasrettin Hoca CV
    BİYOGRAFİ
  • Karl Marx CV
    BİYOGRAFİ
  • Friedrich Nietzsche CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.