Karakoyunlu Devleti (1365-1469)

       Van Gölü kıyısında kurulan Karakoyunluların merkezi Erciş’tir. Fakat zamanla büyüyen devlet Erzurum ve güneyde Musul’a kadar topraklarını genişletmiştir. Birçok tarihi kaynakta devletin kökeni olarak bildirilen boyun adı Bahani veya Buranlu olarak geçmektedir. Devlet en parlak döneminin Kara Yusuf döneminde yaşamıştır. Karakoyunluların döneminde birçok cami, medrese yaptırılmış ve ilim adına alimler yetiştirilmiştir. Timur ile Bayezid arasında yapılan Ankara Savaşı’nda Karakoyunlu Devleti Osmanlıların yanında cenk etmiştir. Karakoyunlu Devleti, kendisi gibi Türkmen olan ve ezeli düşmanı olan Akkoyunlu  Devleti tarafından 1469 tarihinde tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür. (1)

       Cengizhan’ın saldırılarından sonra 30.000 çadırlık Karakoyunlular, Türe Bey önderliğinde Türkistan’dan Maveraünnehir’e, İran ve Doğu Anadolu bölgesine yayılmışlardır. Özellikle Moğol saldırılarının bölgedeki göçleri arttırması ve Moğol döneminden önce Karakoyunlular ile ilgili hiçbir bilgi bulunmaması bu görüşü kuvvetlendirmektedir (3). Devletin siyasi bakımdan itibar kazanması ise İlhanlı Hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın ölümünden sonra belirginleşmiştir. Birleşmelerinin ilk yıllarında Karakoyunlu boyları Celayir Ailesi ve Çobanoğullarının himayesine sığınmıştır. (2)

  • Akkoyunlu Hükümdarları

    - Bayram Hoca (1351-1380),

    - Kara Mehmed (1380-1389),

    - Kara Yusuf (1389- 1420),

    - İskender Mirza (1420-1438),

    - Cihan Şah (1439-1467),

    - Hasan Ali (1467-1468).

  • Bayram Hoca (1351-1380)

    Hükümdarlığının ilk yıllarında Sutaylıların hükmünde bulunan Karakoyunlular, Sutay hükümdarı olan Pir Muhammed’in ölümünden sonra Doğu Anadolu’da kök salmaya başlamışlardır. Sutaylıların Orta Anadolu’ya göç etmelerinin ardından Bayram Hoca, Erciş merkezli olarak devleti kurmuştur. 14. yüzyılın ilk yarısında Karakoyunluların reisi olan Bayram Hoca, mahiyetinde bulunduğu Hüseyin Bey’i 1351 tarihinde indirerek Sincar hakimi olmuştur (2).

       Karakoyunlular 1370 yılından sonra Nahçıvan, Sürmeli ve Musul kentlerini ele geçirmiştir. Bayram Hoca Musul’u ele geçirdikten sonra idaresini kardeşi Bedri Hoca’ya devretmiştir. 1365 yılında Mardin’i kuşatan Bayram Hoca, Celayir Hükümdarı Üveys’e şikayet edilmiştir. Sultan Üveys, Bağdat’tan harekete geçtiğinde Musul Bayram Hoca’nın elinde bulunuyordu. Fakat Sultan Üveys, Musul’u aldıktan sonra asıl yardım çağırısında bulunan Artuklulara yardım ederek Mardin’i ele geçirdi. Sultan Üveys, Mardin’i ele geçirdikten sonra Muş Ovasında bekleyen önderliğini Bayram Hoca’nın yaptığı Karakoyunlu ordusuyla karşı karşıya geldi. Büyük bir yenilgi alan Bayram Hoca’nın ülkesini yağmalayan Üveys, daha sonra Tebriz’e geri döndü. 1369 yılında Musul’u ele geçiren Bayram Hoca, bir kez daha kaybettiği Musul’u 1371 yılında tekrar kuşatırken; Memlük ordusu tehlikesi nedeniyle kuşatmayı kaldırmıştır. 1374 yılında Memlüklerin ele geçirdiği Sincar daha sonra Bayram Hoca’nın hakimiyetine geçmiştir. Celayir hükümdarı Üveys öldükten sonra yerine geçen Sultan Hüseyin, Muzaafferilere yenilince bunu fırsat bilen Bayram Hoca, Musul ve Sincar’ı topraklarına katmıştır. Ayrıca Eretna’nın zayıflamasından sonra Erzurum, Avnik ve Hasan Kale’yi ele geçirmiştir. 1375 yılına gelindiğinde Pir Baba adlı bir Türkmen, Musul’u ele geçirmiştir. Bunu öğrenen Bayram Hoca, Mardin ve Hısnı Keyfa desteğiyle birlikte Musul’u Pir Baba’nın elinden almıştır. Fakat kuşatma esnasında şehri devralan Bayram Hoca, gösterdiği direniş nedeniyle Pir Baba’ya Sincar’ın idaresiyle birlikte kızını zevce olarak vermiştir. Bayram Hoca güçlenmeye devam ederken Celayir hükümdarı olan Sultan Hüseyin bütün güçlerini toplamakla meşguldü. Toplanan Celayir ordusu, Van Gölü çevresini yağmalarken Bayram Hoca’nın yeğeninin (Kara Mehmed) elinde bulunan Erciş’e saldırmıştır. Saldırıdan kurtulmak için iki ay süre isteyen Kara Mehmed, Bayram Hoca’ya acilen haber uçurmuştu. Fakat Bayram Hocanın gönderdiği yetersiz kuvvetler ve Sultan Hüseyin’in hileyi anlamasıyla Kara Mehmed Sultana vergi vermeyi kabul etmiştir (3). Erzurum ve Musul şehirleri arasında büyük bir Türkmen hakimiyeti kuran Bayram Hoca, 1380 yılında hayatını kaybetmiştir (2).

  • Kara Mehmed (1380-1389)

    Bayram Hoca hayatını kaybettikten sonra saltanat tahtına kardeşi olan Türemiş’in oğlu Kara Mehmed geçmiştir. Kara Mehmed tahta geçtiğinde Karakoyunluların düşmanı olan Celayirliler kendi aralarında savaşmaktaydılar. Çünkü Sultan Hüseyin, 1382 yılında kardeşi olan Ahmed tarafından öldürülünce taht Ahmed’e kaldı. Fakat Ahmed’in hükümdarlığını kabul etmeyen Şeyh Ali hükümdara karşı bir ayaklanma başlattı. Bir miktar asker ile Azerbaycan’a yürüyen Şeyh Ali, Sultan Ahmed’i Tebriz yakınlarında bozguna uğratınca Sultan, Karakoyunlu hükümdarı Kara Mehmed’den yardım istedi. Kara Mehmed’in gönderdiği kuvvetlerle Şeyh Ali’yi bozguna uğratan Sultan Ahmed tahtını korumayı başardı. Fakat bu başarı Sultan Ahmed’den çok Karakoyunlu hükümdarının şöhretini arttırdı. 1383 yılında Suriye üzerine başarılı sefer düzenleyen Kara Mehmed, elçiler göndererek Mardin hükümdarı olan Mecdüddin İsa’dan kızını istemiş; fakat olumsuz bir cevap almıştır. Musul’dan hareket eden Kara Mehmed, Mardin üzerine saldırmış; yapılan barışla birlikte Sultan İsa’nın kız kardeşini zevcesi olarak almıştır. 1387 yılında Karakoyunlular topraklarını korumakla uğraşırken, Erzincan Emiri Mutahharten Akkoyunlu tehlikesine karşın Kara Mehmed’den yardım istemiştir. Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenleri devlet olduktan sonra Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde dönem dönem çatışmalar yaşamışlardır. Mutahharten’in teklifini kabul eden Kara Mehmed, Akkoyunlu ordusunu sıkıştırarak büyük bir yenilgiye uğratmıştır. İttifak kuvvetleri karşısında zor kurtulan Akkoyunlu hükümdarı Sultan Ahmed ve kardeşi Hüseyin, Kadı Burhaneddin’e sığınmak zorunda kalmışlardır. Karakoyunlu-Mutahharten ve Akkoyunlu-Kadı Burhaneddin ittifakları ilerleyen tarihlerde karşı karşıya gelmeye devam etmişlerdir. (3)

       Fakat tarih yıkıntılardan ibaret olduğu için tarihler 1386 yılını gösterdiğinde Anadolu’nun bütün siyasi tarihini değiştiren Timur saldırıları başlamıştı. Batı İran’ı ele geçiren Timur, kışı Karabağ’da geçirerek bahar geldiğinde Doğu Anadolu seferine başlayacaktır. 1387 yılında Nahcivan’ı ele geçiren Timur, Erzurum’a geçmiştir. Burada tahkimkahını kuran Timur, oğlu Miran Şah’ı Karakoyunlu Kara Mehmed’in üzerine göndermiştir. Kara Mehmed, bölgenin dar ve sar geçitlerinin kullanarak Miran Şah’ı yenilgiye uğratmış; ancak bu çarpışmada Şah Melik ve Lala Hoca gibi Timur’un büyük komutanlarını öldürmüştür. Bu direnişin sonunda Timur Kara Mehmed’i bırakarak Muş’a, oradan Ahlat ve İran üzerine saldırmıştır. Kara Mehmed, yeğeni Kara (Pir) Hasan adındaki bir Türkmen emiriyle çarpışırken 1389 yılında hayatını kaybetti. Devleti yıllarca yönettiği sürece Kara Mehmed, devleti iyi bir şekilde yönetmiş ve idare etmiş yetenekli bir devlet adamıdır. (2)

  • Kara Yusuf (1389-1420)

    Kara (Pir) Hasan amcasını öldürdükten sonra devletin başına geçmek istemesine rağmen Kara Mehmed’in oğullarından Mısır Hoca’nın etrafında toplanmaya başlamışlardır. Fakat bu toplanma çok uzun sürmedi. Çünkü kardeşi Kara Yusuf Karakoyunlu emirlerini etrafında toplamaya başlamıştı. Büyük ve kanlı çarpışmalardan sonra Kara Yusuf ve Kara Hasan müzakere ile barışmışlardır. Mehmed Bey döneminde ele geçirilen Tebriz, daha sonra Celayir beyleri tarafından ele geçirilmişti. Celayir hükümdarı Sultan Ahmed’in dirayetsizliğini fırsat bilen Kara Yusuf, iç ilişkilerini düzelttikten sonra Tebriz’i ele geçirmiştir. 1391 yılında Tebriz’i emirlerinden Satılmış’a devreden Kara Yusuf’un Doğu Anadolu’ya dönmesinin ardından Celayir saldırılarına maruz kalmış; fakat muvaffak olamamışladır. (3)

       1392 yılında Pir Hasan’ın üzerine sefer düzenleyen Kara Yusuf, bu sıralarda Anadolu’ya girmekte olan Timur’un haberini almıştır. 1393 yılında Bağdat’ı ele geçiren Timur’a Musul ve Erbil hükümdarları hediyelerle bağlılıklarını bildirmişlerdi. Timur, aynı şekilde Karakoyunlu ve Akkoyunlu hükümdarlarının kendisine biat etmesini istemiş ve Doğu Anadolu’ya girdikten sonra Erzincan emiri Mutaharten’in sevgi ve hediye gösterileriyle karşılanmıştır. 1393 tarihinde Mardin ve Diyarbakır’ı yağmalayan Timur, Karakoyunlu topraklarını yerle bir etmeye başlamıştı. Karakoyunlu hükümdarı olan Kara Yusuf, Muş Ovasında Timur’un karşısına çıkmak yerine ordusuyla birlikte sarp dağlara sığındı. Kara Yusuf, Timur’un Anadolu’yu terkinden sonra Erciş’i geri almıştır. 1399 yılında Hindistan seferini tamamlayan Timur, Anadolu’ya sefer düzenleme kararı alınca bütün devletler hazırlıklarını tamamlamaya başlamıştır. Timur’un ayak sesleri gelmeye başladığında Kara Yusuf, Van Gölü çevresinden ayrılarak Musul’a çekilmişti. Timur, Karabağ’a ulaştığında Emir Zade Rüstem’i Celayir Sultan’ı Ahmed’in komutasında bulunan Bağdat üzerine göndermiştir. Emir Zade Bağdat’ı ele geçirdiğinde Sultan Ahmed, Musul’da bulunan Kara Yusuf’a sığınmıştır. Emir Zade Rüstem Bağdat’tan ayrıldıktan sonra Sultan Ahmed ve Kara Yusuf Bağdat’ı geri almışlardır. Bu sıralarda Bingöl’de bulunan Timur, Sivas üzerine sefer hazırlıkları yapmaktadır. Çepeçevre sarılan Kara Yusuf ve Celayir hükümdarı Sultan Ahmed Suriye’de bulunan Memlüklerden umduklarını bulamayınca Osmanlı hükümdarı olan Yıldırım Bayezid’e sığınmak zorunda kalmışlardır. Fakat gidiş yolunda ayrılan Celayir hükümdarı Sultan Ahmed birlikleri Timur tarafından adeta kıyıma uğrayınca kalan birliklerle Osmanlıya sığınmıştır. Bu saldırının ardından ülkesine dönen Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’ta Osmanlı birliklerine katılmak zorunda kalmıştır. (2)

       Timur, yanında bulunan Akkoyunlu Karayülük Osman Bey ve Erzincan emiri Mutaharten ile birlikte saldırıya geçerek Sivas’ı ele geçirmiştir. Sivas’ın ele geçirilmesinden sonra Timur ve Karayülük Osman Bey Malatya ve Elbistan üzerine saldırırken Mutaharten Erzincan’a geri dönmüştür. 1401 yılında I. Bayezid, yanında Kara Yusuf ve Sultan Ahmed ile birlikte Erzincan’a (Mutaharten) saldırmıştır. Erzincan ele geçirildikten sonra halkın isteğiyle Mutahharten’in hizmetine bırakılmıştır. Böylece Timur, Osmanlı topraklarına saldırmak için büyük bir fırsat kazanmıştır. Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’un kendisine teslimini yada öldürülmesini isteyen Timur, bunu bir savaş sebebi olarak öne sürmüştür. 1402 yılında Timur Kayseri üzerine saldırırken, Kara Yusuf karşı saldırı için Bağdat’a giderek müttefik kuvvetler toplamaya çalışmıştır. 28 Temmuz 1402 yılında Yıldırım Bayezid ile yaptığı Ankara Savaşı’nı kazanan Timur, torunları olan Ebu Bekir ve Rüstem’i Kara Yusuf üzerine göndermiştir. 1403 yılında Kara Yusuf’a saldıran Timur ordusu Kara Yusuf’un bütün çabalarına rağmen büyük bir galibiyet almıştır (1403). (3)

       Bir yıl kadar Şam’da hapsedilen Kara Yusuf ve yandaşları bırakıldıktan sonra Akkoyunlu Karayülük Osman Bey ile çarpışmış, Van ve Hakkari çevresindeki Türkmen beylerini toplamaya başlamıştır. Karakoyunlular güçlenmeye başladıkça Miran Şah’ın oğlu olan Ebu Bekir, Tebriz’den yola çıkarak Nahcivan’a kadar gelmiştir. Karakoyunlu Kara Yusuf ile çarpışan Ebu Bekir, 15 Ekim 1406 tarihinde aldığı yenilgiyle Tebriz’e kaçmıştır. 1407 yılında Tebriz’i ele geçiren Kara Yusuf, Sultaniye’ye kaçan Çağatay şehzadesi Ebu Bekir’in peşine düşmüştür. 13 Nisan 1408 yılında yapılan çarpışmayı Kara Yusuf tekrardan kazanmıştır. Alınan son galibiyetlerden sonra Karakoyunlu Kara Yusuf Bey, Azerbaycan’ı ele geçirirken Timurların üzerinde büyük bir baskı kurmuştur. (3)

       Bunlar yaşanırken Mardin, Akkoyunlu Karayülük Osman tarafından kuşatılmıştır. Mardin hükümdarı olan Melik Salih Artuki, Kara Yusuf’tan yardım istemiştir. Bitlis emiri Şemseddin ve diğer emirlerini toplayan Kara Yusuf, Diyarbakır üzerinden Mardin’e ulaşınca Akkoyunlu hükümdarını büyük bir yenilgiye uğratarak Mardin’e girmiştir. Mardin’e Ali’yi tayin eden Kara Yusuf, kızlarından birisiyle evlendirdiği Melik Salih’i Musul valisi olarak atamıştır. 1409 yılında Kara Yusuf, 300 yıllık bir devlet olan Artukluları tarihe gömmüştür. Anadolu’ya dönen Kara Yusuf, Erzincan’ı Mutaharten’in oğlu Şeyh Hasan’dan alarak kendi adamı Pir Ömer’e vermiştir. 30 Ağustos 1410 tarihinde beraber esir kaldığı Sultan Ahmed’in Tebriz’e girdiğini haber alan Kara Yusuf, Ahmed’i büyük bir yenilgiye uğratmıştır. Fakat Bağdat seferi ile görevlendiği oğlu Şah Mehmed, Bağdat ve Irak’ı ele geçirdiği sırada Kara Yusuf diğer oğlu Pir Budak’ı halefi olarak göstermiştir. (2)

       Bu esnada Isfehan’ı kendisine merkez yapan Mirza İskender, Azerbaycan’ı ele geçirmek istiyordu. Bunu haber alan Kara Yusuf, Luristan yolu ile Nihavend’e gelen İskender’e doğru hareket geçmiştir. Fakat Kara Yusuf ordusunda baş gösteren bir salgın hastalık nedeniyle geri çekilirken İskender’de İsfehan’a doğru geri çekilmiştir. Karakoyunlular, Irak bölgesinde ilerlemeye devam ettikçe bu durumdan rahatsız olan Timurlu hükümdarı Şahruh Halil Sultan Azerbaycan’ı ele geçirme planları yapmaya başlamıştır. Fakat on bin kişilik ilk kuvvetlerini yola çıkardığında karşısına Fars hükümdarı Mirza İskender çıkmış ve gerisin geri dönmüştür. Bu saldırının ardından yüz bin kişilik bir ordu ile Herat’a hareket eden Şahruh Halil, İskender’i yendikten sonra Isfehan’ı yağmalamıştır (1414). Bu durumdan çekinen Kara Yusuf, Timurlu komutana haber göndererek Sultaniye’nin kendisine verilmesi şartıyla biat etmeye hazır olduğu bildirmiştir. Fakat Timurlu Şahı bu teklife karşılık Kara Yusuf’un bir oğlunu rehin istemiştir. Bu teklife hiddetlenen Kara Yusuf, Sultaniye’yi ele geçirmiştir (1415). 1416 yılında Akkoyunlu Karayülük Osman Bey Erzincan’a saldırmış ve Kara Yusuf’un gelişini öğrenince geri çekilmiştir. Bu kuşatmanın ardından Mardin’e saldıran Karayülük Osman, Suriye yönüne çekilirken Memlük topraklarında Kara Yusuf tarafından sıkıştırılmıştır. 1418 yılında Mercidabık’ta büyük bir yenilgi alan Akkoyunlu hükümdarı Haleb naibine sığınmak zorunda kalmıştır. (3)

       Kara Yusuf, 25 Ağustos 1420 tarihinde üzerine saldıran Çağatay hükümdarı Şahruh ile savaşmak için yola çıktığı esnada vefat etmiştir. Seferde ordusunun başında 13 Kasım 1420 tarihinde ölen Kara Yusuf’un naaşı Erciş’te ecdadının yanına defnedilmiştir. Kara Yusuf kuşkusuz dirayet sahibi ve kabiliyetli bir hükümdardı. Ölünceye kadar ordusunu ve topraklarını savunan Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf devletin gerçek kurucusu sayılmaktadır. Komutanın ölümü devleti ve orduyu adeta parçalamıştır. (3)

  • İskender Mirza (1420-1438)

    Kara Yusuf’un ölümünün ardından ülke saltanat mücadeleleriyle çalkalanmaya başlamıştır. Ölen hükümdarın dört bir yandaki oğulları saltanat savaşına tutuşmuşlardır. Yaşarken kendisinin yerine hükümdar ilan ettiği oğlu Pir Budak hükümdar hayattayken vefat etmişti (1418). Hükümdarın  altı oğlundan tahta çıkması için Şah Mehmed, İskender (Mirza), Ispend (Isfehan), Cihan Şah ve Abu Said kalmıştır. Kardeşlerden Isfehan hükümdarlığını ilan ederken Şahruh Azerbaycan’ı ele geçirmiştir. (2)

       Kardeşlerden Ebu Said, Erzincan emiri olarak bulunduğu sırada indirilerek yerine Mutaherten’in oğlu Yar Ali geçirilmiştir. Bu dönemde Cihanşah, Bağdat’ta bulunan kardeşi Şah Mehmed’e sığınırken şehzadelerden İskender Mirza Mardin’e saldıran Akkoyunlu ordusunu 1421 yılında büyük bir bozguna uğratmıştır. (3)

       Yenilgi haberini çabuk alan Çağataylı Şahruh, büyük bir orduyla Aras’ı geçerek Isfehan ve İskender Mirza’nın yönettiği Karakoyunlu birlikleriyle savaşa tutuşmuştur. Bütün çabalarına rağmen iki gün süren kanlı çatışmaları atlatamayan Karakoyunlu ordusu, büyük bir yenilgi almıştır (28-29 Temmuz 1421). Bu yenilginin ardından Musul ve Mardin’e çekilen Isfehan ve İskender Mirza toparlanmaya çalışırken Şahruh Azerbaycan’ı eski sahiplerine bırakarak Horasan’a çekilmiştir. Şahruh çekildikten sonra Tebriz’i ele geçiren Isfehan, şehri ve ardından Azerbaycan’ı kardeşi İskender Mirza’ya kaptırmıştır. (3)

       Devletin yeni hükümdarı olan İskender Mirza ilk olarak Şahruh’un aldığı Bitlis, Van ve Hakkari’yi ele geçirmiştir. 1427-1428 yıllarında Sirvan seferi esnasında Sultaniye’ye saldıran İskender Mirza, Şahruh’un valisini esir alarak kendi şehrine geri dönmüştür. Bütün bunlar yaşanırken Çagatay hükümdarı Şahruh, Azerbaycan üzerine sefer düzenleme kararı almıştır. 17 Eylül 1429 tarihinde Karakoyunlu ve Şahruh orduları kanlı bir çarpışma yapmış ve Karakoyunlu birlikleri savaştan yenik ayrılmışlardır. Kışı Karabağ’da geçiren Şahruh, Azerbaycan’ı Kara Yusuf’un en küçük oğlu Ebu Said’e vererek baharda ülkesine geri dönmüştür. Fakat 1431 yılında Azerbaycan’a gelen İskender Mirza kardeşini öldürterek hükümdar tahtına tekrar oturmuştur. Bu esnada Akkoyunlu Karayülük Osman Bey, Erzurum’u ele geçirmiş ve kardeşine sığınan Kara Yusuf’un oğlu Isfehan ise kardeşi Mehmed’i öldürerek Bağdat’ı ele geçirmiştir (1433). (3)

       Karakoyunlu coğrafyasında bunlar yaşanırken 1435 yılında Şahruh, üçüncü Azerbaycan seferine çıkmıştır. Rey’e gelen Şahruh’a bazı Karakoyunlu emirleri ve İskender Mirza’nın amcaoğlu olan Gazan Han hizmetlerini ve itaatlerini sunmuşlardır. Şahruh’un gelişini kendileri için fırsat gören Van’da bulunan Cihanşah ve Bağdat hükümdarı Isfehan, Şahruh’a biat ettiklerini açıklamışlardır. Şahruh’un büyük ordusu karşısında direnemeyeceğini anlayan İskender Mirza, Erzurum’a çekilirken Şahruh’un emriyle onu takip eden Akkoyunlu ordusu ile karşılaştı. İki taraf arasında yaşanan savaşta İskender Mirza, Karayülük Osman’ı büyük bir yenilgiye uğratmıştır. Akkoyunlu hükümdarı, Karayülük Osman Bey savaşta yaralandıktan sonra Erzurum’da hayatını kaybetmiştir. Erzurum’u ele geçiren İskender Mirza, kendisini takip etmekte olan Şahruh’un oğlu Mirza Muhammed’in gelişini öğrenince Osmanlı topraklarına sığınmıştır. Fakat burada pek dostane karşılanmayan İskender Mirza, II. Murad’ın gönderdiği orduyu duyunca Harput-Erzincan-Tercan üzerinden Tebriz’e dönmüştür. Şehre dönerken kardeşi Cihanşah ile karşılaşan İskender Mirza, emirlerinin ihaneti uğrayarak sığındığı kalede oğlu Şah-Kubad tarafından öldürüldü (21 Nisan 1438). Dışta Şahruh gibi büyük bir düşmanla ve içte kardeşleriyle savaşan İskender Mirza, büyük Çağatay ordularına karşı gösterdiği cesur savaşlarla adını tarihe yazdırmayı başarmıştır. (3)

  • Cihan Şah (1439-1467)

    Babası İskender Mirza’yı öldüren Şah-Kubad kendisini hükümdar ilan etmiştir. Fakat kaleyi kuşatmış olan Cihanşah, babasını öldüren Kubad’ı kaleden çıkartarak idam etmiştir. Böylece Karakoyunlu tahtına Cihanşah oturmuştur. (2)

       Tahta çıktıktan bir yıl sonra Gürcistan seferine çıkan Cihanşah, Tiflis’i ele geçirdikten sonra 1440 yılında Tebriz’e geri dönmüştür. 12 yıl yönettiği Bağdat’ın kardeşi Isfehan’ın ölümünden sonra boş kaldığını öğrenen Cihanşah, 12 aylık bir kuşatmanın ardından 9 Haziran 1446 tarihinde kente girmiştir. Kentin yönetimini oğlu Mehmed Mirza’ya bırakan Cihanşah Tebriz’e geri dönmüştür. 1447 yılında Şahruh hayatını kaybedince bölgenin hakimi olan Cihanşah, komutanlarından Ali Şükrü Bey ve İsfendiyar Bey’i göndererek Sultaniye ve Kazvin şehirlerini hakimiyeti altına almıştır. 1447 yılında ise komutanlığını kendisinin yaptığı orduyla Isfehan’ı ele geçirmiştir. (3)

       Büyük düşmanın ölümünden sonra Akkoyunlularla sürdürülen amansız savaşlar 1452 yılına kadar artarak devam etmiştir. Son çarpışmada Akkoyunlu hükümdarı Cihangir, Karakoyunlu hakimiyetine tanıdığında çatışmalar kısa bir süreliğine de olsa durmuştu. Batıyı kontrol altına alan Cihanşah, doğuya dönerek Fars vilayetlerin üzerine seferlere başlamıştı. Fakat Akkoyunlu tahtına oturan Uzun Hasan her geçen gün daha da güçleniyordu. Uzun Hasan tarafından tahttan indirilen Cihangir, Cihanşah’tan yardım isteyince Karakoyunlu ordusu yardımına gönderilmiştir. Mardin yakınlarında karşılaşan Uzun Hasan ve Karakoyunlu birlikleri arasında yapılan savaşı Uzun Hasan kazanmıştır (1457). (3)

       Horasan seferi esnasında Tebriz’de isyan çıkaran oğlu Hasan Ali’yi durduran Cihanşah, kendisine isyan eden oğlu Pir Budak’ı yakalatarak öldürtmüştür (1466). Akkoyunluların güçlenmesini engellemek için büyük bir ordu toplayan Cihanşah, 16 Mayıs 1466 tarihinde Van Gölü havzasına ilerlemiştir. Bu sırada Uzun Hasan, Cihanşah’ın topraklarına 12.000 atlı ile saldırmaktaydı. Fakat Cihanşah’ın seferini haber aldığı için sarp geçitlere tuzaklar kurdurmuştu. İki taraf arasında elçiler gidip gelmiş; fakat Cihanşah çok ağır şartlar (Uzun Hasan’ın itaati) koşmuştur. Kışın bastırması üzerine Cihanşah ve ordusu kışlağa çekilmek zorunda kalmıştır. Ordusu Van, Erciş ve Aras’ta kışlarken kendisi Pasinler’e doğru yola çıkmıştır. Fakat Cihanşah ve yakınındakiler yolda Uzun Hasan birlikleri tarafından baskına uğrayarak öldürülmüşlerdir (11 Kasım 1467). Cihanşah döneminde en geniş sınırlarına ulaşan Karakoyunlu Devleti, o’nun ölümünün ardından yükseliş devrini tamamlayarak dağılma dönemine girmiştir. (3)

  • Hasan Ali (1467-1468)

    Hatırlayacağınız üzere Cihanşah hayattayken oğullarında Hasan Ali ve Pir Budak isyan etmiş ve Pir Budak öldürülürken oğlu Hasan Ali Maku kalesine hapsedilmiştir. Babasının ölümünden sonra Maku kalesinden çıkarılan Hasan Ali devletin yeni hükümdarı olmuştur. Fakat İskender Mirza’nın oğlu Hüseyin Ali bu hükümdarlığı kabul etmeyerek Tebriz’de hükümdarlığını ilan etmiştir. Hüseyin Ali’nin bu isyanından sonra Cihanşah’ın eşi Can Begim, Kardeşi Kasım Bey komutasındaki askerleri Tebriz’e göndermiştir. Hüseyin Ali’yi öldüren Kasım Bey, Tebriz’i hazinelerle birlikte Cihanşah’ın oğlu hükümdar Hasan Ali’ye teslim etmiştir. Hasan Ali tahta geçtikten sonra ezeli düşmanı Akkoyunlu Uzun Hasan üzerine sefer hazırlıklarına başlamıştı. Aldığı kararları zararlı olarak görülen düşük devlet adamlarıyla paylaşan Hasan Ali, babasının eşi Can Begim ve oğullarını öldürtünce halkın ve devlet adamlarının iyice düşmanlığını kazanmıştır. Bu düşmanlık ve hoşnutsuzluk ile Uzun Hasan’ın karşısında çıkan Karakoyunlu ordusu adeta kıyıma uğramıştır. (3)

       Uzun Hasan’dan kaçan Hasan Ali, önce Karamanlı boyuna ve oradan da Azerbaycan sınırına ulaşan Maveraünnehir ve Horasan hükümdarı olan Ebu Said’e sığınmıştır. Ebu Said Uzun Hasan tarafından öldürüldükten sonra kaçmaya devam eden Hasan Ali, 1469 Nisanında Akkoyunlular tarafından yakalanmak üzereyken intihar etmiştir. Hasan Ali öldükten sonra Karakoyunlu Devleti yıkılmıştır. Her ne kadar Cihanşah’ın Uzun Hasan tarafından gözlerine mil çekilen oğlu Ebu Yusuf Fars’ta tutunmaya çalıştıysa da başarılı olamamıştır. Akkoyunlu Devleti ezeli düşmanı ve aynı soydan Türkmen olan Karakoyunlu Devletini yıkmayı başarmıştır.

  • Kaynaklar

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Kanuni Sultan Süleyman CV
    BİYOGRAFİ
  • Heinrich Himmler CV
    BİYOGRAFİ
  • Joseph Goebbels CV
    BİYOGRAFİ
  • Mustafa Kemal Atatürk CV
    BİYOGRAFİ
  • Piri Reis CV
    BİYOGRAFİ
  • Friedrich Nietzsche CV
    BİYOGRAFİ
  • Hulusi Kentmen CV
    BİYOGRAFİ
  • Mimar Sinan CV
    BİYOGRAFİ
  • Salvador Dali CV
    BİYOGRAFİ
  • VII. Kleopatra CV
    BİYOGRAFİ
  • Marco Polo CV
    BİYOGRAFİ
  • Charlie Chaplin CV
    BİYOGRAFİ
  • Mahatma Gandhi CV
    BİYOGRAFİ
  • Alan Turing CV
    BİYOGRAFİ
  • Cemal Süreya CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.