Atom Bombası

    Atom bombası hiç şüphesiz ‘kıyamet silahı’ olarak kullanılabilecek bir teknolojiye sahiptir. Kitle kıyımı, düşman bir ülkenin, şehrin veya kıtanın üstünde tek canlı kalmaması hatta bir kıtayı yüzlerce yıl en ufak bir canlının hayatına devam edemeyeceği kurak bir kara parçası haline getirebilecek yıkıcılıkta bir güçtür. Peki, atom bombasının bu adeta bir katil gibi insanlığı yok edecek güçte, kudrette olmasına rağmen kullanımını ve yıllarca süren geliştirilme çabasının nedeni ne olabilir? 

  • Savaşların Boyutunu Değiştiren Stratejik Çıkarlar

    Dünyanın tarihsel gelişimini inceleyecek olursak ulusların sömürge, ham madde, geniş pazarlara açılma ve köle ihtiyaçları coğrafi keşiflere neden olmuştur. Coğrafi keşiflerdeki çıkar çatışmaları iç savaşları, sonrasında da uluslararası savaşları yani Dünya Savaşını oluşturmuştur. Bu güç çatışması dönemi “ Küreselleşme” olarak adlandırılmıştır. Daha sonraları anlaşılacaktı ki ağır makineli silahlara rağmen, savaş bitmesine karşın husumet son bulmamış ve aksine soğuk savaş döneminde ülkelerin gövde gösterileri ile devam etmiştir. (Bu cümle de çok uzun parçalara bölelim) II. Dünya savaşı sırasında dünyanın süper gücü Amerika ve bazı diğer ülkeler kimyasal madde ve silah terminolojisinden ziyade daha kuvvetli bir şeyler arayışına girmişlerdir. Aradıkları şey maddeler arasında tepkimeye yol açacak ve izleri yıllarca silinmeyecek bir şeydir. Öyle bir etki bırakacak ki etki ettiği ülkeyi anında mağlup edecek. Bu amaç uğruna ülkeler “Nükleer Yarış” dönemine girmiş, nükleer programlar oluşturmuş ve başlıklar yapmak için bir üretim ve deneme dönemine girmişlerdir. 

  • Atom Bombasını Keşfeden Bilimin Dahileri
    Enrico Fermi

    1896 de Fransız fizikçi Henry Becquerel’in radyoaktiviteyi keşfetmesiyle geliştirimeye başlanan atom bombası fiziksel olarak ilk defa 1911 yılında denenmiştir. Fakat atom bombasının yıkıcı gücü ancak 1930’lu yılların sonuna doğru anlaşılmıştır. 2 Aralık 1942 de “Metalurji Projesi” kod adlı projeyi İtalyan Enrico Fermi yapmıştır ve resmen atom çağını balşlatmıştır. Ardından atom enerjisinin silahlarda kullanılabileceğini öngören Albert Einstein  dönemin Amerika başkanı Roosevelt’e bir mektup yazmış ve Almanya’nın II. Dünya Savaşı başlamadan Atom enerjisini keşfetmeye çok yakın olduğunu ve bunu savaşta yıkıcı bir güç olarak kullanmaya karar verdiğini bildirmiştir. Mektup olayından hemen sonra Almanya’dan daha çabuk davranan ABD,  1945 yılında Los  Alamos, Meksika’da  Prof. Dr. Oppenheimer  kontrolünde atom enerjisinin kullanımını araştırmış ve saf Uranyum ve Plutonyum’dan 50 şer kg üretmiştir.

    Fat Man atom bombası yerleştirilirken

    ABD atom enerjisinin insanlar üzerindeki ölümcül ve yok edici etkisini araştırmak için “Manhattan Project” adı verilen bir araştırma grubunu kurmuştur. 1945’de 40 Laboratuar ve 200.000 bilim insanıyla başlayan bu projedeki çalışan sayısı Amerika’da makine endüstrisinde üretim yapan tüm işçi sayısında daha fazlaydı. 1945’de ilk meyvesini veren Manhattan projesi ile birlikte Fat Man (Şişman Adam) isimli bomba Meksika’nın Alamagor bölgesinde kontrollü olarak patlatılmıştır.  Yeryüzündeki bu ilk nükleer patlamayla doğa atom bombasının yıkıcı gücüyle karşılaşmış olmuştur. Aslında, Fat Man Atom bombası denenmeden önce Başkan Harry Truman II. Dünya savaşının sonlarına yaklaşılırken bombanın Japonya üzerinde kullanılması kararını çoktan almıştı. Alınan bu canice kararda başkanın kişisel sorunları, kini, nefreti ve Pearl Harbor’dan kalma öç alma duygusunun da etkili olduğu söylenebilir.      

  • Atom Bombasının Yapısı

    Peki ama böyle yıllarca konuşulan bu denli yıkıcı ve binlerce insanın ölümüne neden olan  güç nereden geliyordu? Bu soruyu yanıtlayabilmemiz için isterseniz Atomun yapısına hep birlikte bir göz atalım:

    Öncelikle belirli Atom türlerinin çekirdek yapısında protonlar ve nötronlar kararsız yapıda radyoaktivite ile yüklüdürler ve bir nötron ile bombalandıklarında aniden tepkimeye girebilir parçalanabilirler. Bu olay esnasında çekirdeğin parçalanan nötronla birlikte kütle sayısı geçici olarak bir artar ve enerji ortaya çıkarak çekirdek ikiye bölünür. Uranyum 235 iki veya üç nötron, Plutonyum 239 ise daha fazla nötron yayar, Atom Bombasında Uranyum 135 ya da Plutonyum 239 kullanılır. Bir nötron bombardıman edildikten sonra atom parçacığından birçok nötron salınımı olur yeterli konsantrasyon bileşiminde bu nötronlar komşu atomlarla çarpışarak yeni bombardımanlar meydana gelir ve bu nötronlar yeni bombardımanlar yaparak bir zincirleme reaksiyona neden olur böylece komşu atomlarda fisyon oluşur ve daha fazla nötron açığa çıkar. Böylece devam eden zincirleme reaksiyonlarda daha fazla nötron ve enerji açığa çıkar. Bu büyük patlamanın oluşabilmesi yani fisyonun oluşabilmesi için gerekli malzeme miktarına kütle ya da tetikleme miktarı da denilmektedir. Zincirleme reaksiyon sonucunda fisyon yapan her bir atom parçacığı enerjileri küçük olmasına rağmen milyarlarcası bombardıman edilerek büyük bir patlama oluşturulur. Kütle eşdeğeri küçük olan bu bileşim hatta örnek verecek olursak Nagazaki’ye atılan bomba madeni bir paranın 1/3  ağırlığına eşdeğer miktarda enerji açığa çıkarmıştır. Atom bombasında, enerji parçacıklarının bombardıman edilmesiyle oluşturulan zincirleme reaksiyon A. Einstein’ın ünlü E= MC2 formülüne dayanır. Hiroşima’ya atılan LIittle Boy (Küçük Adam) Uranyum 235 parçacık yapısına sahip olan atom bombasıdır.

  • Atom Bombasının Denenmesi ve Kobay devlet Japonya
    Nagazaki'ye Atılan Atom Bombasının 
    Patlamadan Hemen Sonra Oluşturduğu
    Mantar Şeklindeki Bulut

    9 Ağustos 1945’de Nagazaki’ye atılan Fat Man adlı atom bombası 80.000 kişinin, 6 Ağustos 1945’de Hiroşima’ya atılan Little Boy adlı Atom Bombası ise 140.000 kişinin aynı anda ölmesine neden olmuştur.

    Aslında Japonya can kaybından daha fazlasının kaybetmiştir. İlk patlama anındaki ışık süzmesi ve şok dalgası ile etraftaki bütün cisimleri paramparça eden bu güç aynı zamanda radyoaktif serpinti yaparak bölgenin belirli bir süre bitki ve insan yaşamına uygunsuz bir yer olarak kalmasına neden olur. Bu nedenle Japonya’ya atılan atom bombası bir ırkın uzun vadeli ıstırabına sebep olmuştur. Halen hazırda Çin, Suudi Arabasitan, Fransa, Rusya, Hindistan, Kuzey Kore, Amerika, İngiltere ve ne gariptir ki hiçbir nükleer deneme yapmadan İsrail de atom bombası sahibi olduklarını açıklamışlardır.    

  • Atom Enerjisi

    Atom enerjisi, 21. yüzyılın en büyük korkularından birisi olsa da, enerji üretiminde ülkelere büyük avantajlar sağlanmaktadır. Başta dünyanın doğalgaz ve petrole olan bağımlılığını azaltmak ve daha kullanışlı bir enerji sistemi geliştirmek için uranyum ve plutonyumla enerji üretmek için devamlı geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Karl Marx CV
    BİYOGRAFİ
  • Alan Turing CV
    BİYOGRAFİ
  • Cemal Süreya CV
    BİYOGRAFİ
  • Mimar Sinan CV
    BİYOGRAFİ
  • Piri Reis CV
    BİYOGRAFİ
  • Adam Smith CV
    BİYOGRAFİ
  • Hulusi Kentmen CV
    BİYOGRAFİ
  • Sabiha Gökçen CV
    BİYOGRAFİ
  • Niccolò Machiavelli CV
    BİYOGRAFİ
  • II. Abdülhamid CV
    BİYOGRAFİ
  • İbni Sina CV
    BİYOGRAFİ
  • Jean-Jacques Rousseau CV
    BİYOGRAFİ
  • Marco Polo CV
    BİYOGRAFİ
  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ
  • Van Gogh CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.