Anadolu Beyliklerinin Genel Özellikleri

    1. Beyliklerin Ordu-Devlet Yapısı ve Yönetim Biçimi: Anadolu beyliklerinin kurucuları bölgelerde hakimiyet kuran yöresel aşiretlerdir. Anadolu Selçukluları bu aşiretleri özellikle Bizans hakimiyetini kırmak için Bizans sınırına yerleştirerek, bu topluluklara yerleştikleri toprakları İkta (tımar) olarak vermiş ve buraların Türkleşmesi’ni sağlayarak üretimin devamlılığını da sağlamışlardır.

    Aşiretlerle Anadolu Selçuklu Sultanı arasında yapılan antlaşmaya göre aşiretler kendilerine verilen toprakları ekip biçerek yaşamlarını idame ettirir ve karşılık olarak ise savaş zamanında devlete asker gönderirlerdi. Bölgelere yerleştirilen aşiret beyleri sadece toprağı işleme hakkına sahip olmakta; toprakların gerçek mülkiyeti Selçuklu sultanına aitti. Anadolu Selçuklu hakimiyetinde bulunan ve sistemin işleyişi öğrenen beylikler devletin yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını kazanmalarına rağmen Anadolu Selçuklu Devletini devlet yapısı ve yönetim şeklini örnek almışlardır.

    Anadolu beyliklerinde beyliğin hakimiyeti “Ulu Bey” adı verilen hanedanın en yaşlı ve tecrübeli kişisinin elindedir. Ulu Bey merkezde oturur ve hakimiyeti altındaki vilayetlerde ise oğulları Ulu Bey’e vekillik ederdi. Beyliğin önemli kararlarının alındığı ve geleneksel Türk töresi kurulu olan “Divan” ise yönetimin adeta beyniydi. Vilayetlerde hakimiyet kuran hükümdar vekillerinin yanı sıra vilayetin yönetimi Valilerin elindeydi; ayrıca hukuki anlaşmazlıkların ve davaların çözümünü kadılar, askerlik ile güvenlik işlerini ise subaşılar yürütürdü ve devletin parası (sikke) Ulu Bey adına basılırdı. Anadolu beyliklerinde ordu yönetimi ise Ulu Bey komutasındaki yaya ve süvari birlikleri, tımar verilmiş olan beylerin yetiştirdiği askerler ve çeri denen aşiret atlılarından oluşan akıncı birliklerinden oluşurdu. Beylikler döneminde muharebede ok, yay, kılıç, kargı, hançer, balta, gürz ve mancınık kullanırlardı. Ayrıca savaş sırasında ordu düzeni Merkez birlikler, Sağ ve Sol kanat olarak ayrılırdı. Merkezi Ulu Bey komuta ederken sağ ve sol birlikleri hükümdarın oğulları ya da kardeşleri yönetirdi.

    2. Ekonomik ve Toplumsal Yaşam: Beyliklerin yönetiminde bulunan topraklar ikta, vakıf ve mülk topraklarından oluşmaktaydı. Beyliklerin yönetim şekli gereği bu toprakların bir kısmı asker ihtiyacı için tımar olarak komutanlara verilirken bir kısmı da sosyal hizmetlerin yürütülmesi için vakıflara verilir. Toprakları üzerinde bulunan devletin kontrolü altında yaşayan köylüler, toprağı işleyerek geçimleri sağlarlar ve belli bir miktarda vergiyi de kullanım hakkına sahip oldukları toprak sahiplerine ya da vakfa verirlerdi. Köylüler ekip biçmekle yükümlü oldukları bu toprakları bırakarak başka yere gidemezlerdi. Fakat kasabalarda yaşanan halka köylülere oranla daha özgür ve refah içindeydi, çeşitli zanaat gruplarında çalışan kasaba halkı “Ahi” adı verilen esnaf örgütlenmesiyle birlik kurmuşlardı.

    Verimli toprakları üzerinde kurulan beyliklerin ekonomik gelirlerinin temelini tarım oluşturuyordu. Toprak ve iklim şartlarına bağlı olarak tahıl, meyve ve pamuk gibi ürünler yetiştiriyordu. Havancılığın yanı sıra dokumacılıkta da ilerleyen beylikler, dokunan halı ve kilimleri dış pazarlarda da satıyorlardı. Deniz ticaretinde de gelişen beylikler, Karadeniz kıyısındaki Sinop, Trabzon ve Samsun, Ege’deki Foça, İzmir, Selçuk, ve Balat ile Akdeniz’deki Antalya ve Yumurtalık, iç ve dış ticaretin en önemli liman kentleriydi. Kayseri ve Konya, kervan yollarının üzerinde bulunan önemli merkezlerden biri olan Sivas’ta vardı.

    3. Beyliklerin Bilim Mirası ve Sanat Kültürü: Anadolu Beylikleri döneminde gerek coğrafi gerekse ticari yapının kalbini oluşturan Konya, Kayseri ve Kastamonu illeri aynı zamanda birer bilim sanat merkezi konumundaydı. Bilim dalları arasında ise en göze çarpan ve gelişme sağlanan ise tıptı. Hacı Paşa, Anadolu Beylikleri döneminde yaşayan en ünlü tıp bilginlerinden biriydi. Bu dönemin başlıca şairlerine örnek vermemiz gerekirse başta Yunus Emre olmak üzere Gülşehirli Şeyh Ahmed, Aşık Paşa, oğlu Arif Çelebi, Bahaeddin Sultan Veled, Ahmed Eflaki’dir. Bu dönemde yaşayan Yunus Emre Anadolu’da Türkçe şirin öncü şairlerindendir. Osmanlılar döneminde en iyi örneklerinin verildiği büyük mekanlı yapıların ilk örnekleri de Anadolu beylikleri döneminde atılmıştır.

    Bahsi geçen yapılara Germiyanoğulları tarafından yaptırılan Afyonkarahisar’daki Kubbeli Cami ve Kütahya’daki Vacidiye (Demirkapı) Medresesi; Karamanoğulları döneminde yaptırılan Karaman’daki Hatuniye Medresesi ve Niğde’deki Ak Medrese; Beyşehir’de Eşrefoğulları tarafından yapılan Süleyman Bey Camisi ve Medresesi; Candaroğulları tarafından yaptırılan Safranbolu’daki Gazi Süleyman Paşa Camisi; Hamidoğulları tarafından yaptırılan Eğirdir’deki Dündar Bey Medresesi; Aydınoğulları tarafından yaptırılan Birgi’deki Aydınoğlu Mahmed Bey Camisi ve Medresesi ile Selçuklular döneminde salt mermerden yapılmış İsa Bey Camisi ve İmareti; Saruhanoğulları dönemine ait Manisa’daki Ulucami ve son olarak Dulkadiroğulları tarafından inşa edilen Kayseri’deki Hatuniye Medresesi Anadolu Beylikleri döneminin en ünlü mimari kültür eserlerindendir.

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Friedrich Nietzsche CV
    BİYOGRAFİ
  • Osho CV
    BİYOGRAFİ
  • II. Abdülhamid CV
    BİYOGRAFİ
  • Benjamin Franklin CV
    BİYOGRAFİ
  • İbni Sina CV
    BİYOGRAFİ
  • Van Gogh CV
    BİYOGRAFİ
  • Marco Polo CV
    BİYOGRAFİ
  • Joseph Goebbels CV
    BİYOGRAFİ
  • VII. Kleopatra CV
    BİYOGRAFİ
  • Adam Smith CV
    BİYOGRAFİ
  • Sabiha Gökçen CV
    BİYOGRAFİ
  • Alan Turing CV
    BİYOGRAFİ
  • Heinrich Himmler CV
    BİYOGRAFİ
  • Mimar Sinan CV
    BİYOGRAFİ
  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.