Ravensbrück Kadın Toplama Kampı

    Nazi Almanya'sının toplama kampları içinde bulunan Ravensbrück, kadınlar için yapılan en büyük toplama kampı olmasıyla tanınır. 140 bin kadına cehennem olan Ravensbrück, Berlin’e 85 kilometre uzaklıkta Brandenburg sınırları içinde bulunan Schwedsee Gölü yanında, Hitler’in en sadık dostlarından Heinrich Himmler’e ait bir malikanenin 170 dönümlük arazisine 1939 yılında kurulmuştur. Her ne kadar kitaplardan okuduğumuz, filmlerini izlediğimiz için ön bilgimiz olsa da gördüklerinize emin olun nutkunuz tutulacaktır. Kampın girişinde duvara kazılmış olan Alman yazar Anna Seghers’in şu sözleri kampa gelenlere gerçekleri görmeye hazır olun der gibi: “Onlar hepimizin annelerı, kızkardeşleri ve ablalarıydılar. Eğer bu kadınlar narin ve çelimsiz vücutlarını faşizm dönemi boyunca size ve geleceğinize siper etmemiş olsalardı bugün özgürce öğreniyor, oynuyor olamazdınız ve buraya gelemezdiniz!”

    Aralarında PolonyaRomanyaMacaristan, FransaArnavutluk, Sovyetler Birliği de olmak üzere toplam 40 ülkeden kadın tutsaklar bu kampa getirilmeye başlandı. Kayıtlara göre Türkiye’den getirilen 71 kadın da burada esir tutulmuştu. Değişik ülkelerden gelen değişik dilleri konuşan kadınların buradaki ortak dili yaşamak ve direnmek oldu. Bu kampta komünist, ilerici, faşizm karşıtı, Yahudi, Çingene kadınlar ölüm kalım savaşı vermişlerdi. Bugün tamamen harabe halinde olan ve ziyaretçilere kapalı tutulan her bir barakada 500 kadın yaşamıştı. Barakalarda yaşamın nasıl olduğunu dönemde yazılan bir mektuptan öğreniyoruz: “250 kişilik barakalarda 500 kişi kalıyoruz. Her yer, her şey kir pas içinde. Bitleniyoruz, açlıktan ölüyoruz. Yemeklerin içinde insan sağlığına zarar veren her şey var. Temizlik ihtiyacımızı gideremiyoruz, yatak ve giysilerimizi üç ayda bir değiştiriliyor. Bağırmalar, dayak ve işkenceler, yeni yeni cezalar, alınıp götürmeler…”

    Giderek artan kamptaki kadın nüfusu 1943 yılında 15 bine dayanmıştı. Kamptaki uygulamalardan biri de akıl almaz yöntemler kullanılarak kadınlar üzerinde canlı canlı yapılan tıbbi deneyler oluşturuyordu. Kampın Nazi doktoru Carl Clauberg, tutsak kadınları kısırlaştırma deneyleri üzerinde çalışmış. Değişik ilaçları denemek için tutsakların yaraların içine bakteri, cam parçaları, pislik yerleştirildiği daha sonra Nürnberg Duruşmaları’nda kanıtlanmıştı. Kadınların bulunduğu bu toplama kampında esir kadınlar Alman tekellerinin emrine sunuldular. Silah, kimya ve tekstil sektörlerinde bir parça ekmek karşılığı en az 12 saat çalıştırılan kadınların en çok yaptıkları iş SS subaylarının eşlerine kürk mantolar ve çocuklarına elbiseler dikmekti. Çalışma koşulları kadınların başta tüberküloz olmak üzere değişik hastalıklara yenik düşmelerine neden oluyordu. Faşistler, bu koşullarda günde 12 saat çalışan kadınlara 9 aylık bir ömür biçmişlerdi. Yine zaman zaman sergilenmek için dışarı çıkarılan ve dev bir beton silindirin yol yapımı için kadınlara çektirildi. 12 kadın kırbaçlanarak kocaman silindiri çekmek zorunda bırakılıyordu. Tarlada, taş kırmada, işletmede kırbaçlanarak çalıştırılanlar itiraz edecek olurlarsa hücre cezasına çarptırılıyorlardı. Hücre cezası 5 günden 3 aya kadar değişiyor, karanlık hücre, ekmek ve su hücresi, işkence hücresi gibi bölümler oluşturulan zemin katta 78 hücre bulunuyordu.

    Ravensbrück'ta kurtarılmayı bekleyen kadınlar, 1945

    Kadın mevcudunun giderek artmasından sonra barakalar yetmeyince kadınlar için çadırlar kurulmaya başlanmıştı. Çadırlarda kalanların büyük çoğunluğu da 1944-1945 kışının dondurucu soğuklarında kurtulamamışlardı. Kampa sevkler devam ederken, her sevk, binlerce ölüm demekti. İdamlar, kuşuna dizmeler, gaz odaları, akla hayale sığmayacak işkence yöntemleri ve daha neler neler… Bunlar da kafi gelmeyince tutsakları yakmak için fırınlar yapılmaya başlanmış. Kamptaki krematoryumlar 1943 yılında açılır. 1943’teki kamptaki kadın sayısı 15 bin 100’dü. Fırınlarda yakılan kadınların külleri Schwedsee’ye dökülürdü. Şimdilerde önü zincirle kapatılan, kapısına güller, mumlar bırakılan bu fırınlar zamanın en dehşet verici tanıklarından biridirler.

    Daha sonra Kızıl Ordu’nun yaklaşmaya başlamasıyla 1945 yılı Mart ayında Ravensbrück’te idam alanları, gaz odaları ve fırınlar bir kez daha devreye sokuldu. Yalnızca bir ay içinde 2 bin 400 kadın katledildi. SS’ler 27 Nisan’da kampı boşalttı. Ağır hasta 2 bin kadın, 200 erkek ve kampta çalışan 700 kişi zorla ölüm yürüyüşüne çıkarıldı. 30 Nisan 1945’te ölüm yürüyüşüne çıkan bu tutsaklar Sovyet birlikleri tarafından kurtarıldılar. Sovyetler Kızıl Ordusu tarafından kurtarılanların bir kısmı daha sonra Hamburg ve Nürnberg Duruşmaları’nda tanıklık ettiler. Ravensbrück Kadın Toplama Kampı’nda 1939-1945 tarihleri arasında toplam 132 bin kadın ve çocuk, 20 bin erkek ve 1000 genç kız esir tutuldu. Kamp, Kızıl Ordu tarafından ele geçirilip tutsak insanlar kurtarılıncaya kadar binlerce kadın, çocuk acımasızca katledildi.

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Napolyon Bonapart CV
    BİYOGRAFİ
  • Alexander Graham Bell CV
    BİYOGRAFİ
  • Sabiha Gökçen CV
    BİYOGRAFİ
  • Al Capone CV
    BİYOGRAFİ
  • Salvador Dali CV
    BİYOGRAFİ
  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ
  • Mahatma Gandhi CV
    BİYOGRAFİ
  • Deniz Gezmiş CV
    BİYOGRAFİ
  • Fatih Sultan Mehmet CV
    BİYOGRAFİ
  • Elvis Presley CV
    BİYOGRAFİ
  • Marco Polo CV
    BİYOGRAFİ
  • Cemal Süreya CV
    BİYOGRAFİ
  • Joseph Goebbels CV
    BİYOGRAFİ
  • Nikola Tesla CV
    BİYOGRAFİ
  • Michael Jackson CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.