İngilizlerin Sembolik Yemeği 'Fish and Chips' Nereden Geliyor?

    Eklenme Tarihi : 26 Mart 2016 - Cumartesi 11:57

    İngiltere'nin sembolü anketlerine Beatles ve Kraliçe Elizabeth'i geride bırakan Fish and Chips nereden geliyor? Gelin Fish and Chips tarihine kısa bir bakış atalım.

    II. Dünya Savaşı'nın kilit isimlerinden İngiltere Başbakanı Winston Churchill'in "balık ve patates kızartması iyi iki arkadaştırlar" sözü aslında İngilizlerin "Fish and Chips"e bakış açısını tasvir eder niteliktedir. Peki nereden geliyor bu sevda?

    Balık ve papates kızartması, birleşip de Fish and Chips olmadan önce ayrı ayrı köklü tarihlere sahiptiler.

    Patates'in 1600'lerin başlarından İngiltere'ye Sir Walter Raleigh tarafından getirildiğine inanılır. Patates kızartmasının kökeni ise 1680'lere kadar dayanır.

    Balık kızartması daha da eski. 16.yy'da Portekiz ve İspanya'dan kaçan Yahuiler Londra'ya kendileriyle birlikte kızarmış balık kültürünü de getirerek Britanya'ya kızarmış balık kültürünü aşılarlar. Fakat 19. yy'ın başlarında Meuse Nehri donup balık kıtlığı yaşanmaya başlanınca, alternatif bir kızartma yönetimi olarak aile sofralarına balık kızartması yerine patates kızartması girer.

    "Avrupa'yı kıtlıktan kurtaran icat patatestir" sözünü duyanlarınız vardır. Burada da patates yine öne çıkan bir etken oluyor ve İngilizleri açlıktan kurtarıyor. 

    Patates kızartması öylesine tüketilmeye başlanıyor ki 1860'da Oldham'da bir patates kızartması dükkanı bile açılıyor. (Charles Dickens Oliver Twist romanında 1839'da bir patates kızartması satan yerden bahsediyor ama bunun resmi bir dükkan olduğunu söyleyemeyiz.)

    Tam o sıralarda Sanayi Devrimi'nin yardım eli İngiltere'ye uzanıyor ve buharlı makinalar ile çalışan tekneler Kuzey Denizi'nden İngiltere'ye balık getirmeye başlıyor, aynı balıklar buharlı makinalarda çalışan trenlerle de ülke çapında dağıtılıyor. Bu da İngiltere için öncelikle eski kültürleri olan balık kızartmasına dönüş vakti demek oluyor. Ama bir dakika. Patates kızartmalarına da çok alışmışlardı. Ne olacak şimdi?

    Hal böyle olunca, birkaç İngiliz inovatif birey patetes kızartması ve balık kızartmasının birlikte çok iyi gideceğini düşünürek bunları beraber satabilecekleri tezgahlar açıyorlar ve birden Fish and Chips akımı tüm İngiltere'yi sarıyor. 

    Öyle ki 1910'larda İngiltere'deki Fish and Chips dükkanı sayısı 25 binleri bulurken 1927'lerde bu sayı 35 bine kadar çıkıyor. 

    Kısa zaman içerisinde Fish and Chips Sanayi işçilerinin favori yemeği haline geliyor. Hem sağlıklı besin, hem de uygun fiyat mantığının dışında bir de oldukça sevdikleri bir yemeği yemiş oluyorlar. Bu da işçilerin isyan etmesini önleyen etkenlerden birisi oluyor.

    Fish and Chips öyle bir ulusal kültür haline geliyor ki II. Dünya Savaşı'nda karneye bağlanmayan yemeklerden birisi olarak belirleniyor. Kükümet yetkilileri halkın moralini yüksek tutmak amacıyla sevdikleri yemeği yemelerini sağlamanın faydalı olacağını düşünüyor ve Fish and Chips'e kısıtlama getirmiyor. Soğuk kış aylarında Nazi bombardımanın gölgesinde, sıcacık Fish and Chips'lerini yemenin verdiği anlık mutluluk onlar için vazgeçilmez oluyor.

    Fish and Chips öyle bir olgu ki İngilizlerin zengini de fakiri de bu yemeğe bayılıyor ve düzenli olarak yiyor. Günümüzde en çok da gazete kağıdına sarılı bir şekilde yenilmesi sevilen Fish and Chips İngiltere'nin sembolü olmuş durumda.

    Atakan Büyükdağ

    (Tarihçi Yazar Atakan Büyükdağ'ı facebooktan takip etmek için www.facebook.com/yazaratakanbuyukdag )

    Kaynaklar: 

    1) Caitlin Zaino, BBC Culture

    2) The National Federation of Fish Friers

    3) Historic-uk.com


Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.