Hinduizm (Brahmanlar)

    Çeşitli görüşleri dini inanışları mitolojik davranışları ve ibadetleri içine alan ve Hindistan’da yaşayan Hinduların tabi olduğu inançlar ve görenekler ile dini ve sosyal kurumların tamamına verilen addır. Tek başına bir dini inanış olmaktan ziyade, sosyal bir sistem olarak yaşayan Hinduizm’in dini temelleri Veda Dinine ve Brahmanizm’e dayanmaktadır. Bu sebeple zamanımızda Brahmanizm’le Hinduizm’in birbirinin yerine kullanıldıkları da görülmektedir. Hinduizm özellikle Hindistan Nepal ve Bangladeş’te yaygındır. Günümüzden yaklaşık 900 milyon inananıyla Hıristiyanlık ve İslam’dan sonra üçüncü büyük dindir. Hinduizm mistik bir dindir. Bu din inandığı kişiye içindeki gerçek varlığı tecrübe etmeye, sonunda insan ve Tanrı’nın bir olduğu şuurun zirvesine ulaşmaya teşvik eder. 

    Tarihi bakımından M.Ö 2000 yılının sonlarına doğru Hindistan’da yerleşen Hintlilerin kutsal saydıkları “Vedalar” adlı ilkçağ metinlerine dayanan Hinduizm, M.Ö 1200-500 yılları arasında Hint Yarımadası’nı işgal eden “Arilerin” dini inanışı haline geldi. Daha sonraki zamanlarda bazı değişiklikler göstererek zamanımıza kadar ulaştı. Hinduizm sonradan gelişen bir kavramdır. İlk zamanlarda Hindistan’ın farklı bölgelerinde Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Budist veya Jain olmayan kişilerin bir araya gelerek oluşturdukları topluluklar olarak başlamıştır. Fakat zamanla özellikle 19. yüzyılın ilk yarısında İngilizce konuşulan ülkelerde bu kavram bir kimlik kazandı, özellikle Hint Anayasası’nda Hinduizm; Jainizm, Budizm ve Sihizm’i içeren bir din inanış olarak belirtilmektedir.  

    Kurucusunun belli olmayışı, tenasüh inancının bulunması ve hayvan etinin yenmemesi gibi özelliklerle diğer batılı dinlerden ayrılan Hinduizm İslamiyet’ten sonra bazı değişiklikler geçirdi. Tevhid inancını savunanlar oldu. Yakınçağda batıyla ilişkilerin gelişmesi neticesinde Hinduizm içinde bazı reform hareketleri gelişti. 1828’de Rommohan Ray’ın kurduğu Barahmo Samac (Brahmanın Cemiyeti) ile 1875’te Dayananda Sarvasti’nin kurduğu Arya Somal (Soylular Derneği) Hinduizm’i çok tanrıcılıktan ve tasvire tapınmaktan arındırarak yeni bir şekil vermeye çalıştılar. Mohandas Karamçand Gandhi şiddet kullanmamak, evlenmemek ve toplumsal hoşgörü gibi eski Hindu geleneklerini yeni sosyal ve siyasi şartlara uyarladı.

  • Hinduizm’deki İki Temel İnanç Esası

    Birincisi Tenasüh: yani ruhun bir bedenden başka bir bedene geçmesi inanışıdır. Hinduizme göre varlıkların ruhları, öldükten sonra başka bir varlığın bedenine dönebilir. Tenasüh yoluyla ruhların yükselmeleri düşünüldüğü gibi, yaptıkları işlere göre aşağı derecelere de düştükleri görülebilir. Hinduların birçoğu ölüm ve yaşamın sürekli  birbirini takip ettiğine yani reenkarnasyona inanır.

    İkinci inanış ise Kast Sistemi’dir: Halkı birbirinden ayrı dört bölüme ayıran bu sistemde birinci sınıf Brahmanlar’dır. Bunlar Brahma inanışının Kudsi rahipleri ve alimleridir. Mukaddes Veda kitabını okumak, açıklamak ve diğer Brahma mensuplarına yol göstermek vazifeleridir. İkinci sınıf, Krişnalar’dır. Bu sınıfa hükümdarlar, racalar, büyük devlet adamları ve askerler girerler. Üçüncü sınıf Vayansalar’dır. Bu sınıfa da tüccarlar ve çiftçiler girerler. Dördüncü sınıf Çudralar’dır. Bu sınıfa işçiler, sanatkarlar vb. girerler. Bu dört sınıftan çıkarılanlara ise Paryalar adı verilmiştir. Bu zavallıların insan gibi yaşama hakları yoktur. Hayvan muamelesi görürler ve dört sınıfa giren kişilerin haklarının hiçbirine sahip değillerdir. 

  • Hinduizm’de Tanrı Kavramı ve Dini İnanış

    Hinduizm inancına göre Tanrı “Brahma” adı verilen tanrıdır. Ayrıca Krişna, Vişru ve Siva’dan oluşan üç Tanrılı bir inanışı da vardır. Hinduizm’in bu üç Tanrılı inanışına Trimurti denir. Bu üçlü inanışın dışında Hinduizm’de sayısız denecek kadar çok tanrı vardır. Ayrıca dağlar ırmaklar ve hayvanlar mukaddes ilahi varlıklar olarak kabul edilirler. Özellikle hayvanlardan biri olan inek Hinduizm’in en kutsal varlıklarından kabul edilir. İneği öldürmek bir Brahman’ı öldürmek demektir ki, bu asla affedilemez. Diğer mukaddes mekanları Ganj Nehri ve Benares şehridir. Hinduizm inancına göre Ganj Nehri, insanların günahlarını temizler. Benares’te ölen kişi Şiva’nın inayetine kavuşur. Hinduizmdeki en önemli ilke dharmadır. Dharma insanların sosyal ve dini konumlarının gereği davranış biçimlerinden dini uygulama tarzlarına kadar uzanan kurarlar bütününe işaret eden bir kavramlar bütünüdür. En üstte bulunan gerçeğe tapar ve bütün insanların bu gerçeği fark edeceğine inanırlar. Hinduizmin birçok inanışına göre ebedi bir cehennem ve lanetlenme diye bir şey yoktur. Hinduizme göre her varlık kendi yolunu seçmekte özgürdür; bunu ister duayla ister inzivayla, isterse meditasyonla yapar, isterse fedakarca ve karşılık beklemeden yaptığı davranışlarla. Tapınaklarda tapınmaya, kutsal kitaplara ve guru disiplini geleneğine önem verir. Dinsel bayramlar, haç, kutsal ilahiler ve evlerde tapınmak uygulanan Hinduizm geleneklerindendir. Hinduizm’de ki temel ahlak kaidesi nefsine hakim olmak ve dünyevi zevklerden feragat edebilmektir. Kast sistemine bağlı kalmak için azami çaba sarf etmek, Brahmanların kanunlarına uymak, kadınlara hiçbir hak tanımamak ve paryaları kurbanlık hayvan gibi görmek Hinduizm’in sosyal idealini ortaya koymak demektir.

    Hinduizm’de ki dini inanış emir ve yasaklar “Manava Dharina Şastra” adı verilen kutsal kitaplarda yazmaktadır. Bu mukaddes kitaptan başka Brahmanalar, Upanişadlar, Puranalar, Mahabbaratalar, Ramayanalar adlı kutsal kitaplar da vardır. Hinduizmdeki insanı Tanrı’ya ulaştıran birçok yol vardır. Bunlardan en çok bilineni Yoga’dır. Birlik anlamına gelen yoga, hem psikolojik bir disiplin hem de değer verilen Tanrıyla kaynaşmak gayesiyle nefes alıp verme kontrolüdür. Tanrılara ulaştıran ikinci önemli yol ise Tantrizm’dir.   

  • Hinduizm’de İbadet Şekilleri

    İbadetlerin önemli kısmı özellikle kurtuluşu sağlayan üç kısımda toplanmıştır. Bunlardan:

    Birincisi: Güzel amellerdir. Örneğin; ölenler için kurban kesmek, güneşe hürmek etmek, evde devamlı ateş yakmak, doğum, ölüm ve düğünlerde ibadet etmek ve mukaddes kitapalı okumak.

     İkincisi: Hakikat bilgisidir. Bütün varlıkların aslı tek hakikattir. Bu hakikate ulaşabilmek  dini bilgileri öğrenmek, rahip olmak ve dünya’yı terk etmek gerekmektedir.

    Üçüncü ise Tanrı ile beraber olmaktır. Buda ibadetle olur. Hinduizmde tapınma kişisel olabilir. Buna “Puja” adı verilir. Kurban törenlerine Jajna denir. Her kişi için doğumdan ölüme kadar 12 tören yapılır.

  • Hinduizm İnancında İslam Etkisi

    711 yılında Hindistan İslam orduları tarafından fethedilmiştir. Bu bağlamda Hindistan’ın fethi bir işgalden söz etmek mümkün değildir. Çünkü Hintlilerin Müslümanlarla olan ilişkileri 19. yüzyıl İngiliz sömürgeciğine karşı olmaları ve bu ülkenin çıkarlarını korumaları yatmaktadır. Aslında Hindistan’ın Ganj ve Afganistan bölgeleriyle Orta Asya arasında önceden kurulmuş olan ilişkiler vardır. Fakat bazı tek taraflı yazılmış olan tarihi belgelere baktığımızda bazı kişisel çıkarlar için çalışan grupların yaptıkları işler nedeniyle Hindular ve Müslümanlara arasında büyük düşmanlıklarında belirdiği görülmektedir. Hinduizm ve İslamiyet birbirini birçok alanda etkilemiş ve kültürel olarak zenginleştirmiştir. Her iki kültürde birbirlerine ait olan gerek sanatsal gerek mimari ve gerekse dini inanç etkileri bu durumu kanıtlar niteliktedir.

  • Hinduizm Kutsal Metinler

    Hinduizm’de peygamberlik inanışı vardır. Bu inanış orta doğu dinlerindeki peygamberlik inancından farklıdır. Orta doğu dinlerindeki peygamber inancında peygamber tanrı tarafından gönderilirken; Hinduizm inancında  peygamber kazanılan bir olgudur, şöyle belirtmek gerekirse kişi ölüm ve yeniden başka bedenlerde hayat bularak hakikate yani gerçeğe ulaşır. Hinduizm’in kutsal metinlerine bakacak olursak Şruti ve Smriti olarak iki kategoriye ayrılır. Şruti Sanskritçede “işitilen şey” anlamına gelir. Şruti’nin yazarı bulunmamakta ve kutsal kişilere (Rişiler) iletilen ilahi kayıtlar olduğuna inanılmaktadır. Vedalar, Upanişadlar ve Mahabbarata destanının bir bölümü olan “Bhagavad Gita” Şruti kategorisi içindedir. Smriti ise Sanskritçede “hatırlanan, korunmaya değer şey” anlamında kullanılmaktadır.   

  • Karma ve Samsara Kavramları

    Karma ve Samsara M.Ö 6. yüzyıldan beri bulunan yazılarda geçen ve Hinduizm’in temelini oluşturan kavramlardır. İnsanların ölüm ve yeniden beden bulma döngüsü “Samsara” olarak tanımlanmaktadır. Her insan hem evrensel hem de sosyal yasa olan; erdem, ahlak, dürüstlük, bilgelik öğretisi Dharma’yı uygulamak zorundadır. Çünkü bu yükümlülükler iyi yada kötü eylemlerin sonucu olan Karma’yı etkiler. Svadharma farklı toplumsal tabakaların içindeki belli grupları bağlayıcı görevlerin var olduğunu belirtir. Buna göre, Kshatriya kastına mensup bir savaşçının savaş nedeniyle birini öldürmesi gerekebilir. Bu savaşçının birini öldürmesi, onun Dharma yasası görevi olduğundan, Karma’sını kötü eylem olarak etkilemeyebilir. Ancak birinin kendi egoları ve kişisel çıkarları için birini öldürmesi o kişinin Karma’sını çok kötü etkileyebilir. Hinduizm’e göre dünyevi duygulara bağlı kalmanın iki sebebi, cehalet ve arzulara yenik düşmektir. Bu duygular duyu organlarında kararsızlığa ve insan bedeninde huzursuzluğa yol açar. Yapılan eylerin konusunda birçok yorum mevcuttur. Ruh ölümden sonra bedenden ayrılır. Ruh ölümden sonra bedenden ayrılır ve Karma’ları ölçüsünde yeniden doğar. İyi karması olan geçici güzelliklerle sınırlandırılmış “cenneti” elde eder. Buna karşı kötü Karma’sı olan “cehennem”de kalır. Fakat her zaman aynı durum söz konusu olmayabilir. Yani kişi bir insan yerine bir hayvan olarak da dünyaya dönebilir. Aslı önemli olan kötü eylem yapıldığında bile, temiz niyetli olmak ve kendi çıkarlarını gözetmemektir. Bu durumun tersi ise “hiçbir şey yapmayanlar” (nivritti) olarak tanımlanan düşüncedir. Bu dünyadan elini ayağını çeken insanların yoludur. Onlara göre acı çekmenin sebebi yaşama arzusu içinde olmaktır. Yeniden doğuş ise, sadece insanın eski varlığının yeniden canlanış biçimidir. Bu düşünceye göre, insanın tüm bu dünyevi kazançlardan vazgeçmesi, insana sakinlik, sükunet hissi verir.  

  • Hint Teolojisi ve Brahman Tasviri

    Bazı Hindu akımları en yüze Tanrı anlamına gelen İşvara’ya inanırlar. Bazılar da onu Deva olarak adlandırırlar. Onlar ayrıca bu kavramı İşvara ile insana arasında bulunan Tanrı, yarı Tanrı, Melek, görsel varlıklar veya Ruh olarak da kullanırlar. En üstün evrensel ruh anlamına gelen  Brahman Hinduizm’in en önemli kavramlarından biridir. Brahman tasvir edilemeye, her şeyi göre, her şey gücü yeten, bedensiz, cisimsiz, her yerde olan, ilk, sonsuz ve asıl olan, mutlak tükenmez güçtür. Başlangıcı ve sonu olmayan, tüm evrende var olduğu bilinen tüm kaynakları ve maddeleri; akla mantığa sığmayan yada mantıklı olan her şeyi, sebepleriyle kapsayan güçtür. Upanişad’lar onu, evrenin bölünemez sonsuz özü, her şeyin içinde ve herkeste var olan güç olarak tanımlarlar. Bu insani tasviri olmayan Tanrı, Bhagavad Gita örneğinde olduğu gibi kişisel bir Tanrı şeklinde tasvir edilerek tamamlanıyor ve görüntüyle kişiselleştirilerek bu Tanrı’yı temsil eder. Burada kişiselleştirilen Tanrı İşvara ya da yüce Pruşa, görünen dünyanın üstündeki hareketsiz duran Brahman’ı temsil eder. 

  • Hindu Aile Yapısı

           Normalde geleneksel aile yapısına uygun olarak ailenin reisi Baba’dır. Para işleri ve evlilik gibi konularda son söz babaya aittir. Geleneksel Hint aile yapısında anne-erkek çocuk bağı çok kuvvetlidir. Çoğu zaman erkek çocuk evlendiğinde evde yaşayacak yer varsa eşi ve çocuklarıyla ailesinin yanında yaşar. Kızlarda ise durum farklıdır, kızlar evlendiklerinde eşlerinin evinde yaşarlar. Bu durum genç eş olan kızlar için durum hiç iyi değildir, çünkü bu kızlar çocukları olana kadar evlendikleri evde pek çok haktan mahrum yaşarlar. Büyük kadınlar olarak anılan kaynanaların evde büyük güçleri ve otoriteleri vardır. Ayrıca Hindu geleneklerinde evlenmeyen kadına hiç değer verilmez. Bekar kadınlar Hindistan’a ayrı evde yaşayamazlar, genelde ailelerinin yanında yaşarlar. Eşler arasındaki ilişki genelde faydacı ve yayarcı bir anlayış olduğu için evlilikler şimdilerin mantık evliliği düşüncesiyle yapılmaktaydı. Özellikle görücü usulü evliliklerde konum, yaş, güzellik ve eğitim durumu göz önünde bulunduruluyordu. Hindistan’da “aşk sonra gelir” denir. Bu durum şu benzetmeyle somutlaştırılmıştır. Bir tencere su gibi; tencereyi önce ocağa koyarsın, daha sonra pişer. Hindistan’da aşk evlilikleri günümüzde gittikçe yaygınlaşmaktadır. Dört adımda yaşam modeli ise ideal olandır; buna göre okul yaşamından sonra bir aile kurmak, ilk çocuğun doğumunun öncesinde kendi hayatlarını yaşamak, içinden gelen dini vecibeleri yerine getirmek ve son olarak kendisini kurtuluşa, huzura adamak en ideal yaşam biçimidir. Hinduizm’de kadının en önemli görevi anneliktir. Hamilelikten doğuma kadar, her aşamadan çocuğun ve annesinin bedensel ve ruhsal sağlığının korunması için kutsama seremonileri yapılır. Önceleri kadınlar daha çok erkek çocuk istemiştir; çünkü erkek çocuk tüm ailenin devamlılığının güvencesi, garantisidir. Hindu’lar genelde kız çocuğu sahibi olmak istemezler, günümüzde de kız çocuğu bazı toplumlarda aileye bir yük olarak görülmektedir. Çünkü kızların evliliğinde çeyiz hazırlamak zorundadırlar ve birden fazla kız çocuğu olan ailelerin çeyiz masrafları yüzünden fakirleştiğine inanılırdı. Bu sorunla beraber kız çocuklarının daha ceninken kürtajla alınması artmıştır. Buna rağmen, özellikle şehirlerde yaşayan birçok modern Hindu’lar arasında kız çocuklarının anneleri-babaları yaşlandığında onlara bakacağı düşüncesi gittikçe yaygınlaşmıştır.  

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Hulusi Kentmen CV
    BİYOGRAFİ
  • Vladimir Lenin CV
    BİYOGRAFİ
  • Sabiha Gökçen CV
    BİYOGRAFİ
  • Nasrettin Hoca CV
    BİYOGRAFİ
  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ
  • Joseph Goebbels CV
    BİYOGRAFİ
  • Kanuni Sultan Süleyman CV
    BİYOGRAFİ
  • Adolf Hitler CV
    BİYOGRAFİ
  • Sokrates CV
    BİYOGRAFİ
  • Benjamin Franklin CV
    BİYOGRAFİ
  • Barış Manço CV
    BİYOGRAFİ
  • Friedrich Nietzsche CV
    BİYOGRAFİ
  • Adile Naşit CV
    BİYOGRAFİ
  • Charlie Chaplin CV
    BİYOGRAFİ
  • Osho CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2019 - Tüm Hakları Saklıdır.