Dünyanın Yedi Harikası

    Dünyanın yedi harikası fikri ilk kez M.Ö 5 yy.’da Heredot tarafından atılmıştır. Heredot bu fikrini seçime ve yazıya dökememiş 300 yıl sonra M.Ö 2. yy’da Sidon’lu Antipatros  "Dünya'nın yedi harikası üzerine" (Περὶ τῶν Ἑπτὰ Θεαμάτων) adlı eserini yazmıştır ve günümüzde kabul ettiğimiz antik çağa ait dünyanın 7 harikası bu dönemde belirlenmiştir. Antik çağ dünya harikalarından sadece Keops Piramidi ayakta kalmış diğerleri ise doğal afet vb olaylar nedeniyle yok olmuşlardır. İsviçre merkezli "New7Wonders Vakfı" 2000 yılında milenyum projesi olarak dünyanın yeni 7 harikasını belirlemek için bir yarışma başlatmıştır. Bu yarışmaya 21 finalist eser katılmıştır ve dünyanın dört bir yanından yaklaşık 100 milyon kişi internet üzerinden 6 yıl boyunca oy kullanarak dünyanın yeni 7 harikasını seçmiştir. Oylama 7 Temmuz 2007'de (07/07/07) sona ermiştir. 

  • Antik Çağ’a Ait Dünyanın 7 Harikası

    Keops Piramidi

    Keops Piramidi, Kahire'nin Giza bölgesinde yer alan Giza Piramitleri’nin arasındaki en büyük piramittir. Keops Piramidi, M.Ö. 2500'lü yıllarda Mısır Firavunu Khufu adına inşa edilmiştir ve bu nedenle Khufu Piramidi olarak da bilinir. Uzunluğu 137 metre, genişliği ise 922 metredir. Nasıl yapıldığı halen çok büyük bir merak konusudur ve içerisi mucizelerle doludur. Dünyanın Yedi Harikası listesinde inşa edilen ilk yapıdır ve aynı zamanda listede bulunan ve günümüze kadar ulaşmış tek yapıdır.

     

    Babil’in Asma Bahçeleri

    Babil’in asma bahçelerinin nerede olduğu bilinmemektedir. İşin aslı var olup olmadığı da kanıtlanmamıştır çünkü bu yapıya ait herhangi kesin bir arkeolojik bulgu yoktur. 1899-1917 seneleri arasında Alman arkeolog Koldewey’in başkanlığındaki bir heyet, yaptığı kazılarda önemli bulgular elde etmiştir. Bunlara göre bahçeler kat kat sıralanmıştı ve bu bahçeleri sulamak için nehirden su çeken meyilli su kanalları bulunmaktaydı.

    İnanışa göre, M.Ö. 7. yüzyılda Babil Kralı Nebukadnezar’ın eşi Semiramis memleket hasreti çekiyordu ve Babil Kralı Nebukadnezar eşini neşelendirmek için Mezopotamya’nın kurak topraklarının ortasına bahçelerle, göletlerle ve yeşilliklerle dolu asma bahçelerini inşa ettirdi.

    Coğrafyacı Strabo'nun 1. yüzyıldaki tanımına göre:

    "Bahçeler birbiri üzerinde yükselen büyük direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu. Büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat Nehri'nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya yukarı çıkarılıyordu.”

     

    ZEUS Heykeli

    M.Ö. 450'li yıllarda olimpiyatların başlaması şerefine tanrıların kralı Zeus'u simgeleyen dev bir heykel yapılmıştır. Zeus heykelini o zamanın ünlü heykeltraşı Phidas yapmıştır. Phidas, heykeli Olimpia'da, Pantenon tapınağının içerisine yapmıştır ve yapımında ahşap, fil dişi, altın ve metal parçaları kullanmıştır. Heykelin yüksekliğinin 12- 14 m olduğu sanılmaktadır. Bu devasa heykel büyük bir yangın sonucu yok olmuştur. 

     

    Kral Mausolos’un Mezarı (Halikarnas Mozolesi)

    Halikarnes Mozalesi diğer bir adıyla Kral Mausollos’un Mezarı karısı, Kral’ın kızı ve kız kardeşi tarafından NM 353 – 340 yılları arasında yaptırılmıştır. Mezar Muğla / Bodrum ‘un tarihi adı Halikarnas’ın Halikarnassos Antik Kentinde bulunmaktaydı. Mezarın toplam uzunluğu 45 metre idi. Mezari piramidi andıran katlı merdivenler şeklindeydi ve dört bir tarafında da farklı heykeltıraşlar tarafından yapılmış insan ve hayvan heykellerine sahipti. O döneme kadar sadece Tanrıların heykelleri yapılmıştı. Bu yapı, ilk kez diğer canlıların heykellerinin yapılması bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. 1402′de Saint Jean şövalyeleri Bodrum’a gelip anıtı ilk başta taş ocağı olarak kullanmış daha sonralarda anıtı sökerek Bodrum Kalesini yapmışlardır.

     

    Artemis Tapınağı

    Diana tapınağı olarak da adlandırılan Artemis tapınağı, dönemin Lidya Kralı Korisos tarafından Artemis Tanrısına (Ay Tanrıçası) ithaf edilmiştir. Bu devasa tapınağın projesi 120 sene sürmüştür. Efes’te M.Ö. 550 yıllarında yapılmıştır ve yapımında her yerine mermer kullanılmıştır. Bütünüyle harap olmuş, fakat kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Günümüzde Artemis Tapınağının yalnızca iki mermer parçası kalmıştır. Ülkemizde yer alan Artemis, İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunur.

     

    İskenderiye Feneri (Pharos Feneri)

    Pharos Adası üzerine yapılan ve üç bölümden oluşan İskenderiye Feneri, 135 metre yüksekliğindedir ve beyaz mermerden yapılmıştır. En üst kulede ateş yakılır, gemicilere yol gösterilirdi.

    Fenerin orta bölümünde sonradan diğer fener tasarımları tarafından kullanılacak olan silindir şekli verilmiştir. Alt bölümü ise dikdörtgen şeklindedir ve 55 metre yüksekliğindedir. M.S 955 yılında gelen bir deprem ve çeşitli fırtınalar nedeniyle Fenerin ilk olarak gövdesi, 1302 yılında da gelen başka bir deprem nedeniyle tamamı yıkılmıştır.

     

    Rodos Heykeli

    Rivayete göre, Makedonya Kralı Birinci Hemetrios M.Ö. 295 senesinde Rodos Adasını işgale büyük bir orduyla gitti. Fakat Rodos halkının müdafaası karşısında başarılı olamadı ve  pek çok ganimet bırakarak bozguna uğramış ordusu ile geri çekildi. Rodos halkı kalan ganimetleri satıp geliriyle Heykeltraş Lindoslu Khares’e güneş tanrısı Helios’un heykelini yaptırdılar. Heykelin yapımına M.Ö. 291 yılında başlandı ve on iki sene sürdü. 

    Rodos o zamanlar uğrak bir limandı. Heykelin elindeki uzun meşalenin ucunda geceleri yakılan ateş gemicilere deniz feneri vazifesini görürdü. Heykelin yapısı hakkında hiçbir bilgi yoktur. Heykel’in 32m yüksekliğinde olduğu ve tunçtan yapıldığı sanılmaktadır. Rodos Heykeli M.Ö. 225’te şiddetli bir depremle yıkılmıştır. Yıkılan parçalar asırlarca orada kalmıştır.

  • Dünya’nın yeni 7 harikası

    Çin Seddi

    Yapımına 2 bin 227 yıl önce başlanmış olan bu devasa yapı dünyanın en uzun abidesidir. Pasifik Okyanusu'ndan Orta Asya'ya kadar uzanır. Büyük Çin Seddi, Çin'i Moğol saldırılarından koruma amacıyla için inşaa edilmiştir. İnsan eliyle bugüne dek yapılmış en büyük ve uzaydan görülebilen tek yapı olan Çin Seddi’nin yapımında binlerce kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. 

     

    Petra Antik Kenti

    Petra, Ürdün'ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasındaki toprakları üzerinde yer alan antik kenttir. Kral IV. Aretas'ın (M.Ö. 9 M.S. 40) imparatorluğu döneminde Nebatiler'e başkentlik yapmıştır.

     

    Kurtarıcı İsa Heykeli

    Kurtarıcı İsa heykeli, Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde Corcovado Dağı üzerinde yer alır. Şehrin en önemli sembolü olan bu heykel Brezilyanın kuruluşunun 100. yılı şerefine başlatılmış ve 12 Ekim 1931'de resmi törenle açılmıştır. Bu devasa heykel 30 m yüksekliğindedir ve 8 m yükseklikteki bir kaide üzerinde durur. Ağırlığı 635 tondur. Yalnızca başı 3,75 m yüksekliğindedir ve 30 ton ağırlığındadır. Açılmış kollarının genişliği 28 m’dir. Yapımında inşaat malzemesi olarak beton, üzerinde katman olarak da sabun taşı (talk) kullanılmıştır. Bugün yılda 1 milyon kadar turist anıtı ziyaret eder.

     

    Chichen Itza Piramidi

    Chichen Itza, Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nda, Valladolid ve Mérida arasında yer alır. Kristof Kolomb öncesi dönemde kurulmuş bir İtza Maya kentidir. Maya medeniyetinin ekonomik ve politik merkezi olarak hizmet vermiş en meşhur Maya tapınak sitesidir.

     

    Machu Picchu

    Inka İmparatoru Pachacutec 15. yüzyılda Manchu Picchu ("Eski Dağ") olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. Bu muhteşem yerleşim merkezi And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanmaktadır.

    Şehir, İnkalı bir hükümdar olan Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları işgal ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir. Machu Picchu 200'den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşur. Şehrin 3000 basamağı bugün hâӀâ gayet iyi durumdadır.

    İnkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. İspanyolların İnka İmparatorluğunu ele geçirmelerinden sonra şehir üç yüz yıl boyunca "kayıp" olarak kalmış ve 1911 yılında Hiram Bingham tarafından tekrar bulunmuştur.

     

    Roma Kolezyumu

    Roma şehrinin merkezinde bulunan bu muhteşem amfi tiyatro başarılı lejyonerlerin ve Roma İmparatorluğu'nun onuruna inşa edilmiştir. Özellikle Gladyatörler’in dövüştürüldüğü bu arenın sadece açılışında 5000 hayvan öldürülmüştür. Tahminin o günden beri de Kolezyum’da yaklaşık 1 milyon insan ve hayvan hayatını kaybetmiştir.

     

    Tac Mahal

    Tac Mahal, Babür İmparatorluğu’nun 6. hükumdarı Şah Cihan’ın emri üzerine, vefat eden çok sevdiği karısının hatırasına ve onuruna inşa edilmiştir. Eşinin ölümünün ertesi yılı 1632'de Tac Mahal'in temeli atılmıştır. Tac Mahal Müslüman sanatının en mükemmel yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir.  Bu beyaz mermerden yapılmış olan sarayı her yıl 3 milyon turist ziyaret etmektedir.

İlginizi çekebilecek diğer olaylar

Biyografiler

  • Alparslan Türkeş CV
    BİYOGRAFİ
  • Elvis Presley CV
    BİYOGRAFİ
  • Mimar Sinan CV
    BİYOGRAFİ
  • Adile Naşit CV
    BİYOGRAFİ
  • Che Guevara CV
    BİYOGRAFİ
  • Joseph Goebbels CV
    BİYOGRAFİ
  • Sokrates CV
    BİYOGRAFİ
  • Henry Ford CV
    BİYOGRAFİ
  • Charlie Chaplin CV
    BİYOGRAFİ
  • Barış Manço CV
    BİYOGRAFİ
  • Piri Reis CV
    BİYOGRAFİ
  • Karl Marx CV
    BİYOGRAFİ
  • Nasrettin Hoca CV
    BİYOGRAFİ
  • Benjamin Franklin CV
    BİYOGRAFİ
  • Alexander Graham Bell CV
    BİYOGRAFİ

Tarihiolaylar.com internet sitesinde bulunan bütün içerikler Tarihi Olaylar editörleri tarafından hazırlanmaktadır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Copyright 2018 - Tüm Hakları Saklıdır.