• MUSTAFA KEMALİN SOSYAL HAYATI BÖLÜM 6
    Mustafa Kemal Atatürk sosyal bir insandı. Tapınakçı Kabala Aeğitimi aldığı için balolarda soysallaşırdı. Müslüman Türklerin soysallaşma alanları Osmanlı kahvesi zaviyeler imaretler ve tekkelerdi. Balo kabalanın ve tapınakçı kültürün yansımasıdır.
    Atatürkün balo düzenleyicisi vardı. ROKSELANA (ROKSAN hanım). Roksan hanım istanbulda geniş bir yahudi aileden geliyordu. Osman Hamdi sulalesi.
    Roksan hanım Mustafa kemal için Sık sık balo düzenledi. “Atatürk'ün Ankara Palas'ta başlattığı özel balolar zamanla başka şehirlere de yayıldı. Kadınlar şık tuvaletlerini aylar öncesinden hazırlar, Ata ile dans etmeyi hayal ederlerdi” Balolarda Mustafa kemal beğendiği özellikle subay hanımları ile dans eder samimi olurdu. İkinci gün hanımefendiyi köşküne davet eder kallavi bir ziyafet ve alaka gösterirdi. Eşleri beyler cumhuriyeti kurmak ve korumakla meşgul görevlerinin başında olduğu için hanımların Mustafa kemalin davetine yalnız gelmeleri doğaldı. Mustafa kemalin balolarda tanıştığı hanımları bu şekilde ağırlaması kadın haklarına ve kadınlara verdiği önem ve saygının misafirperverliğin göstergesidir. Mustafa kemalin kadınlara karşı olan misafirperverliği ve kadın haklarına verdiği önemi Kemalist tarihçiler ve bilirkişiler çok iyi anlatırlar.
    Mustafa kemal tanıştığı hanımlara davet verir yemek ve içki ikram ederek onları onore ederken çağdaşı olan diğer Yahudi devlet adamlarının davet ettikleri hanımları daha değişik tarzda onore ederlerdi. Mesela döneminin en etkili ve popüler Yahudi kabalist devlet adamları HİTLER VE STALİN baloda tanıştığı bayanları ikinci günü davet eder, siyasi ve kişisel nüfuzunu kullanarak ilişkiye girer kullanırlardı. Hitler ve Stalinin kadınları bu şekilde suistimal etmesi kabaladan aldığı öğretinin sonucudur.
    Kabalanın yorumu Talmut’da Hz. Davutun evli bir kadından çocuk peydahladığı, buna da karşı çıkılmadığı yazılmış. Bu nedenle Yahudiler evli kadınlarla ilişkiyi mübah görürler. Ayriyeten eşkanaz yahudilerin TAMARA geleneği ve İBRANİ LEVANTEN YAHUDİLERDEKİ KUZU BAYRAMI YANİ MUM SÖNDÜ ŞÖLENİ bu tarz ilişkilere zemin hazırlamıştır. Kabalist hahamlar usturuplu bir şekilde evli bir kadını ayartıp ilişkiye girmenin sevap olduğunu söylerler. Mustafa Kemalin hocası Şemdi Efendi (ŞİMON ZWY) hatıralarında üç yüz kez evlendiğini yazar.
    Piskopat Yahudi mason soykırımcı ENVER paşa Almanyada on yıl alman Yahudilerinin elinde eğitildi. Bir profun evinde misafir olur ve o profun hanımından bir çocuk peydahlar. Bu konuda örnekler çoktur. Eş değiştirme ortak eş tapınakçı kabalacı yahudilerde olmazsa olmazdır.
    Maksim gazinosunun sahibi Fahrettin aslanın gelini Emel Sayını kendi eli ile dönemin darbe lideri Yahudi Ahmet Kenan evrene götürüp üç gün takdim etmesi tipik bir örnektir.
    Yine günümüzün popüler eşkanaz yahudisi mason DENİZ BAYKAL da bu durumu görürüz. NESRİN BAYTOKu kocasının getirip Deniz Baykala takdim ve teslim etmesi biz Müslümanlarca yadırgandı. Ama kendi ırk ve tarikatında bir kahramanlık ve gurur nedeni olarak görüldü. Türkiye’de yaşayan altı milyon gizli yahudi aynı kültür ve ritüellerle yaşamaktadırlar. Tv lere veya seçim meydanlarına çıkınca müslüman olurlar ve namus sembolü kesilirler.
    Atatürkün balo düzenleyicisi ROKSAN HANIMIN oğlu Hiram Abbas MİT de önemli bir isimdi. MİT müsteşarı General Fuat doğu ve hiram Abbas alman yahudisi SS subayı general GEHLEN tarafından eğitildiler. Bu iki isim aletli işkence ve Türk kanının sindirilmesi operasyonlarında etkili oldular.
    General GEHLEN sadece mit müsteşarları mason general Fuat doğu balocu roksanın oğlunu eğitmedi . CİA YI baştan sona dizayn etti.
    “Atatürkün Çankaya köşkünde korumaya aldığı kızların hepside çok güzeldi. Bunlardan biride 15 yaşında Macar güzeli seçilen jo jo gabor idi. dönemin sağlık ve milli eğitim bakanı Dr Rıza Nur 3 ciltlik hatıralarında Atatürkün köşküne gelen kız veya hanımlar 15-20 günlük bir eğitim sürecinden sonra ya zabitlerden biri ile evlendirilir veya yurt dışına tahsile gönderildiğinden bahseder. Bunlardan jo jo gabor Macar güzeli amerikaya gönderildi orada artist oldu. jo jo Gabon yahudi idi. jo jo GABONUN hatıralarından dinliyelim.
    “Atatürk ile beraberligimin bundan sonrasini ilk defa acikliyorum.. Dans eden dansözlerin odadan çikmalarini istedi. Ikimiz basbasa kalmistik. Henüz 15 yasimdaydim, çocuk denecek kadar genç sayilirdim. Atatürk'se 56 yasinda olgun bir erkekti. Buna ragmen ürküntü duymuyordum. Rakinin verdigi sarhosluktan olsa gerek kendimi rüyada hissediyordum.. Kesin olarak tek hatirladigim .. Atatürk'e bekaretimi verdim. Atatürk benim ilk erkegimdi. Atatürk, bir Tanri, bir kraldi.!"... 1937 - Ankara, Türkiye.. (Zsa Zsa Gabor'in anilarini kaleme alan Wendy Leigh'in "One Lifetime Is Not Enough" adli kitabindan. Delacorte Yayinevi, New York, 1991. )
    Profesör Yalçın Küçük sırlar diye bir kitap yayınladı bu kitapta Atatürkün Çanakkalede savaşmadığını yedek kuvvetler komutanı olduğunu. Savaşa girince de tüm eratı kırdırdığını yazdı. Tabi sonuç Yalçın Küçük sürgün edildi. . Fransadan sürgünden dönünce kendisini sürenlerin kimliğini deşifre edip intikam alma yolunu seçti. Yalcın Küçüğün döneminin iki önemli generali KENAN EVREN ve MEMDUH TAĞMAÇIN yahudi kimliğini bağırarak kitabında yazdı. (Bak İSİMLERİN İBRANİLEŞMESİ.) AYDINLIK dergisinde ATATÜRKÜN 19 KADINI diye bir yazı dizisi yayınladı Şimdi aydınlık gazetesinde Yalçık Küçüğün yazı dizisinden bir bölüm okuyalım;
    “Dimitrinayı aradı Mustafa Kemal. Kısa süre önce Fikriye intihar etmiş, Bir süredir de Latife ile her yerde kavga etmeye başlamıştı. Dimitrina eski aşkının çağrısına uydu ve Mayıs 1925 de İstanbul’a geldi. Filibe’de bıraktığı Eşine Tatile gidiyorum demişti. Bulgaristan’ın Ankara büyükelçiliğinin kayıtlarına göre Dimitrina’nın her attığı adım takip ediliyordu. 1925 Haziranında bir elçilik kâtibi dimitrinanın Mustafa Kemal’le aşk yaşadığını önce babası General Kovaçev’e, sonrada kocası Doktor Vasil sanov’a iletti. Yasak aşk Elçilik raporuna takılmıştı. Filibe’den mesaj gecikmedi. Eşi Doktor Vasi Sanov evliliklerinin bittiğini, döndüğünde babasının evine gitmesin söylüyordu Dimitrina’ya… yasak aşk neredeyse diplomatik bir skandala dönüşmüştü ama, Latifenin ruhu bile duymamıştı…”
    (YALÇIN KÜÇÜK Yeni aktüel dergisi. Sayı:11 3 ekim 2005)
    Mustafa Kemal Konya’ya gitmiş, orda mektebi ziyaret edip bir muallimeyi (öğretmen) beğenmiş, almış, getirmiş. Onunla bir müddet eğlendi.. Sonra Avrupa’ya tahsile yolladı. Millet parasıyla ( )lerine i.. Izmir’e gitmiş, orman memurunun mektepli ve küçük kızı Afet’i beğenmiş, almış getirmiş. Hadi ona da ( )... Sonra oda Isviçre’ye tahsile yolladı. Vaktiyle metresi Fikriye’yi de göndermişti. Bu kızın babası evvelce Sinop’ta imiş, oradan Izmir’e gitmiş Sinop’ta biliyorlardı. Kızın şeklini anlattılar. Demek nerede kız görüp beğenirse ( ) gibi omuzlayıp götürüyor. Hem de mekteplerden...(Hatıralarım Dr. Rıza Nur C. 3 S. 316)
    M. kemal paşanın Birde intihar eden ‘üvey evladı’ vardı. Zehra Aylin. Amasya’da bir yetimhaneden alınan ve Çankaya’ya getirilen güzel bir kız. ‘Evlatlık’ olarak. İnsan niye intihar eder ki? Avrupa’dan ‘üvey babasının’ yanına dönerken üstelik, trenden atlayarak. Hadi intihar etti mezarı niye olmaz?
    Fikriye’nin Çankaya’daki intiharı bugün bile bir sır. Atatürk’ün uşağı mezarın köşkün bahçesinde büyük çam ağacının altında olduğunu yazar. (Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri – Cemal granda) [1;Türkiye’nin ilk Milli Eğitim Bakanı Dr. Rıza Nur, Hayatım ve Hatıratım2;İpek Çalışlar-Latife Hanımın Günlükleri]
    2 0
  1. Yeni Konu Ekleme

    Bu alana yazacağınız yazı sizin konu başlığınız olacaktır. Eğer konunuz var ise listelenecek, eğer konunuz yok ise yeni konu ekleme sayfasına yönlendirileceksiniz. Konu başlığınızı yazdıktan sonra ileri butonuna yada enter butonuna basınız.

  2. Arama Butonu

    Arama butonuna basarak sayfaya yönlendirileceksiniz.